YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5724
KARAR NO : 2023/326
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “Saray” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/05469 sayılı “İstanbul Sarayline” ibareleri marka başvurusuna, önceki tarihli markaya ve ticaret unvanına iltibas, tanınmışlık, kötü niyet ve gerçek hak sahipliği vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında gerek işaret gerekse de mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığını ve davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istediği işaretler arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markalarının benzer olduğunu, müvekkili şirketin, saraypen ve saray esas unsurlu ve tescilli seri markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, bu esas unsurlu markaların uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız kullanıldığını, davaya konu markanın ise müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, mal ve hizmet sınıflarının bir kısmının benzediği, bir kısmının benzemediği şeklindeki rapora dayalı hüküm kurulmasının hatalı bulunduğunu, yüksek Mahkemenin kabul ettiği kriterler somut olaya uygulandığında müvekkiline ait marka ile davalının markaları arasında tüm hizmet ve emtia grupları açısından iltibas oluşturacağı aşikar iken yerel Mahkemenin söz konusu kriterlere riayet etmeksizin kurduğu hükmün hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, toplumun ilgili kesiminde tanınırlığının mevcut olduğunu, davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddine karar verilmesi gerektiğini ve yine tüm mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, başvuru kapsamında 06 ncı ve 19 uncu sınıfta yer alan mallar ile bu malların bir mağaza ortamında satılmasına ilişkin 35 inci sınıfta yer alan hizmetlerin itiraza mesnet markalar kapsamında bulunan mallarla aynı veya aynı tür olduğu, belirtilen mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının kararda tek tek gösterilen 06 ncı, 19 uncu ve 35 inci sınıftaki bir takım mal ve hizmetler bakımından iptaline ve başvuruya konu markanın zikredilen mal ve hizmetler bakımından kısmen hükümsüz kılınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinde markalar kapsamındaki mal ve hizmetler konusunda uzman bir sektör bilirkişisinin yer almadığını, bu nedenle mal ve hizmetlerin benzerliği hususunda yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı veya benzer olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu husustaki gerekçesinin isabetli olmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğuna dair sundukları deliller değerlendirilmeksizin karar verildiğini, müvekkiliyle aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmamasının imkansız olduğunu, marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından istifade etmek ve müşteri çevresini ele geçirmek için kötü niyetle yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, “Saray” ibaresinin günlük hayatta çok yoğun bir şekilde kullanılan jenerik bir ifade olmaması sebebiyle davacının itiraza mesnet markalarının zayıf marka olduğunu ve koruma kapsamının dar tutulması gerektiğini, başvuru markasının zayıf marka niteliğinde olan davacı markaları karşısında yeterince ayırt edici olduğunu ve iltibas oluşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının itiraza mesnet gösterdiği markaların zayıf marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının iltibas ihtimalini bertaraf edecek şekilde mesnet markalardan farklı olduğunu, müvekkili Kurum kararı usul ve yasaya uygun olup yazılı gerekçeyle iptaline karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci, beşinci, altıncı ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.