Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33764 E. 2023/16635 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33764
KARAR NO : 2023/16635
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/421 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, beraat kararı verilmiştir.
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçuna ilişkin hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, görevi yaptırmamak için direnme eyleminin sabit olduğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyizinin, mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, burnu yaralı bir vaziyette acil polikliniğine gittiği, yapılan tedaviye karşı çıkarak acil tıp teknisyeni olan katılan …’a yönelik saldırı girişiminde bulunduğu, tedavisinin yapılmasından sonra pansumanı söküp tekrar yapılmasını istediği ve katılan …’a karşı “Ben sana gerçeği göstererim.” diyip, fiziksel şiddet girişiminde bulunacağı sırada katılanlar … ile …’ın, katılan …’a geri çekilmesini söylemeleri üzerine sanığın, katılanlara sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia olunarak açılan davaya ilişkin, Mahkemece, katılanların beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamıyla görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden cebir ve tehdit unsurunun oluşmadığı ve atılı suçun fiilen gerçekleşmediği kanaatiyle sanık hakkında beraat hükmü kurulmuş, hakaret suçu yönünden ise sanığın, katılanlara sinkaflı sözler söylemek suretiyle atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın, katılan …’a yönelik, görevini yaptırmamak için direnme suçu kapsamında sayılabilecek cebir ve/veya tehdit niteliğinde eyleminin bulunmadığına ilişkin Mahkeme kabulü yerinde görülmekle birlikte, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hakaret Suçu Yönünden
1. Katılanların, sanığın sinkaflı küfür ettiğine dair anlatımlarının, 20.03.2015 tarihli olay tutanağı ile doğrulanması ve tüm dosya kapsamıyla, hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tayin edilen temel cezada, aynı Kanun’un 61 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı olacak şekilde 43 üncü maddesi ile 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasından önce uygulanmış ise de, sonuç ceza değişmediğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği,

Anlaşılmış ve kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “Tekerrür hükümleri uygulanırken, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi” hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hakaret eyleminin alenen gerçekleştirilmesi nedeniyle basit yargılama usulü uygulanamayacağından, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına, beraatine kelimesinden önce gelmek üzere “suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin (2) nolu kısmında açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasında, “cezanın infazından sonra” ifadesinin akabinde yer alan “1 yıl” ibaresinin çıkarılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.