Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/1930 E. 2023/16488 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1930
KARAR NO : 2023/16488
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’ nin Kararı ile Sanık Hakkında
1.Tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin mesajlardan birini oğlunun attığına, suçların sübut bulmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin mal paylaşımı davası açmasına neden olduğunu düşündüğü kayınpederi olan katılana yönelik cep telefonundan “Meşgule atma, seni reklam edeceğim, demek mallarımda gözün var, bakamadın mı kızına, aciz misin sen erkekkkkkk, sen bilin apdil, yaşım 38, 3 çocuğum var, sana yedirmem malları, abdil dede ben …, hakkıma göz mü koydun sen, ben de …sam bunu ödetirim.” şeklinde mesaj göndermek ve telefonla arayarak “Gavat, pezevek bu malları size yedirmem.” dediği iddiası ile tehdit ve hakaret suçlarından açılan davada sanığın mesaj göndermek sureti ile tehdit ve hakaret ettiği sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki hapis cezasının, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmasına rağmen, sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilmesi gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Katılanın beyanları, telefon kayıtları ve 21.07.2015 tarihli mesaj tespit tutanağı gözetildiğinde bozma nedeni dışındaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın savunmalarında mesaj tespit tutanağı ile belirtilen mesajları katılana gönderdiğini kabul etmesine rağmen bu mesajlar dışında sanığın katılanı telefonla arayarak “Ga…t, peze…k.” dediğine ilişkin iddialara yönelik bir kabulün bulunmaması, suça konu mesaj içeriklerinde hakaret oluşturabilecek bir ifadenin olmaması karşısında sanığın hangi sözlerinin ve eyleminin hakaret suçunu oluşturduğu tartışılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre her iki suç yönünden,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.