Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3000 E. 2007/9718 K. 06.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3000
KARAR NO : 2007/9718
KARAR TARİHİ : 06.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava; satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, iddiaya konu veresiye fişlerinin bir kısmını kabul etmediklerini, davacıdan akaryakıt alındığının doğru olduğunu ancak bu akaryakıtlara karşı düzenlenen faturaların ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmış, davalı tarafın kabullendiğini ancak ödediğini ispatlayamadığı veresiye fişlerinin değerinin alacak değerinden fazla olması, hesaplanan faizinin de talep edilenden yüksek olması hususları nazara alınarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığı için inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı davalıya muhtelif zamanlarda akaryakıt sattığını ancak bedellerini tahsil edemediğini iddia etmiş ve delil olarak veresiye fişleri sunmuştur.Davalı veresiye fişlerinin bir kısmını kabul etmiş ve kabul ettiği bu veresiye fişlerindeki malların bedellerini ödediğini savunarak kapalı faturalar sunmuş, bunlar dışındaki veresiye fişlerini ise kabul etmemiştir.
Bu durumda kabul edilmeyen veresiye fişlerine konu akaryakıtın davalıya satılıp teslim edildiğini ispat külfeti davacı taraftadır.Anılan veresiye fişlerinde imza bulunduğuna göre bu imzaların davalı ya da çalışanına ait olup olmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılmalı, davalının sunduğu faturaların kapalı fatura olduğu ve kapalı faturanın ödemeye karine teşkil ettiği ve anılan faturaların dava konusu alacakla ilgili bulunmadığı başka bir alacağa ilişkin olduğu yolundaki iddianın davacı tarafca ispatlanması gerektiği hususları gözetilerek toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi takipden önce davalının temerrüde düştüğü kanıtlanamadığı halde işlemiş faize hükmedilmesi ve takip tarihindeki yasal faiz oranı araştırılmadan ve dayanağı gösterilmeden %42 faize hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 06.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.