YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18533
KARAR NO : 2008/4056
KARAR TARİHİ : 17.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yüreğir İlçesi, Suluca Beldesi Arpalık mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı 04.01.2000 tarihli krokide (A)=2897 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 21.12.1965 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dosyadaki belge ve bilgilerden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya gönderilen 02.08.1995 tarihli imar durumunu gösteren krokide çekişmeli taşınmazın güney kısmı ortaöğretim ve resmi kurum olarak gösterilmiştir. Belediye Başkanlığından taşınmazın imar planı içine alınıp alınmadığı, alındı ise hangi tarihte alındığı sorularak imar planının getirtilmesi, alındığı tarihe kadar zilyetlikten taşınmaz edinme süresinin dolup dolmadığı araştırılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın kuzeyindeki 1067 parsel 1995 yılında idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Bu parselin idari tahkikatı sırasında düzenlenen krokide davalı yer kimsenin zilyetliğinde bulunmayan tapulama harici yer olarak işaretlenmiştir. Buna göre idari tahkikatta isimleri geçen ve imzaları bulunan, bilirkişi … Pelit ve o tarihte köy muhtarı olan Ragıp Eriş dinlenerek taşınmazın o tarihte kime ait olduğu araştırılmalı, davacının zilyetliğinin hangi tarihte başladığı kesin ve net biçimde saptanmalıdır.
Mahkemece 269, 270, 244 ve 245 parsellerin içinde bulunduğu 1959 yılında düzenlenen 1/5000 ölçekli 2 nolu orjinal kadastro paftası Kadastro Müdürlüğünden getirtildikten sonra çekişmeli taşınmazın yeri ve dava edilmişlerse komşu taşınmazların yerleriyle birlikte bu pafta üzerinde saptandıktan sonra memleket haritası ile ölçekleri denkleştirilmek ve birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle bir uygulama yapılmadığı gibi taşınmazın konumu memleket haritasında ölçeksiz olarak tahmini şekilde işaretlenmiş, esasen keşifte kullanılan haritaların en eski tarihli olması gerektiği gibi, ayrıca 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında da çekişmeli taşınmaz bölümünün çevresiyle birlikte ne olarak gözüktüğü de incelenerek saptanmamış, komşu parsel tutanaklarındaki dayanak kayıtlar getirtilerek uygulanmamış, davalı taşınmazların bulunduğu yeri ne olarak okuduğu saptanmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamaz
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve 1980’li yıllara ait … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte (243,244,245,246,1067,1074,69,70,1059,204 parseller de görünecek şekilde) haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında ne olarak gözüktüğü ve kullanım durumu saptanmalıdır. … bilirkişiden taşınmazın konumunu 244, 1067,1074 parsellerle birlikte pafta üzerinde ölçekli olarak göstermesi istenerek, davalı taşınmazın o parsellere taşıp taşmadığı konusunda da rapor alınmalı ve yüzölçümü bu duruma göre sağlıklı bir şekilde hesaplattırılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu 244 parsele uygulanan 114 tahrir nolu vergi kaydı getirtilerek taşınmazı ne olarak gösterdiği saptanmalı, komşu parsellerden 70 nolu parselin kadastro tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, arazi kadastrosu yapılırken niçin tespit dışı bırakıldığı, imar ve ihya yapıldı ise hangi tarihte ve kimler tarafından ne şekilde yapıldığı araştırılmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılardan Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.