Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18421 E. 2023/1011 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18421
KARAR NO : 2023/1011
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/344 Esas, 2016/1027 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.455,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2020 tarihli, 14-2016/385142 sayılı Tebliğname’si ile sanık hakkında basit yargılama usulü açısından yeniden değerlendirme yapılması amacıyla kararın bozulmasını talep eden görüşle dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanırken sonuç cezanın 140 gün adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken 168 gün adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Mahkememizce yapılan yargılama neticesi toplanan tüm deliller birlikte incelendiğinde; Sanık hakkında TCK 105/1 ve TCK 105/2-d maddesi kapsamında cinsel taciz suçlamasıyla kamu dava açılmış ve yapılan yargılama neticesinde sanığın müştekiye yönelik mesajlarını telefondan, sosyal meydayadan gönderdiği ve sanığın mahkememizde bu olayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Mesaj içeriğinin yapılan incelemesinde 14.12.2015 tarihinde de katılana mektup gönderdiğini, mektupta kendisine sevdiğini ve aşık olduğunu yazdığını, 01.02.2016 tarihinde de Twitter’ dan herkesin görebileceği şekilde “evet hastalık ama ilacım sensin senin sevgin olmadan olmuyor” şeklindeki beyanlarla katılana yönelik beyanlarda bulunduğu konusunda şüphe yoktur. Sanığın üzerine atılı eylemleri kabul etmekle birlikte cinsel taciz suçunun unsurlarının oluşmadığını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın beyanlarına suçun oluşmadığını söylediği kısım itibariyle itibar edilmemiştir. Sanığın eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği anlaşıldığından eylemine uyan TCK 105/1 Cümle kapsamında kalan cinsel suçlamasından dolayı mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir. Sanığın sosyal hayatı gereğince para cezası seçenek yaptırımı tercih edilmiştir. Sanığın eylemini işleyiş şekli işlediği araçlar ve TCK 61 madde gereğince diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebep bulunamamıştır. Sanığın eylemini iletişim aracı olan telefon, mektup ve sosyal medya aracılığı ile işlediği anlaşıldığından TCK 105/2d maddesi gereğince yarı oranında cezasında arttırım yapılmıştır. Sanığın farklı tarihlerde katılana mesaj attığı anlaşıldığından ve mesajların çok sayıda olmasında dolayı TCK 43/1 maddesince cezasında taktiren yarı oranında arttırım yapılmıştır. Sanığın duruşmadaki davranışları gözetilerek indirime gidilmiş, sanığın yargılama sabıkasına esas hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğundan CMK 231 maddesi uygulanmamış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi gereğince belirlenen 168 gün adli para cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 140 gün yerine yine 168 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık hakkında tatbik edilen maddelerde öngörülen cezaların üst sınırına göre basit yargılama usulü açısından bozma talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/344 Esas, 2016/1027 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.