Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2182 E. 2023/1122 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2182
KARAR NO : 2023/1122
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/500 E., 2021/1335 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Tapu İptal ve Tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun Ek-4. Maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda 13484 ada 17 parsel sayılı 82.858,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Hazine adına tescil edildikten sonra 04.08.2017 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 Sayılı Kanun) 7/a maddesi gereğince yapılan iade işlemi ile davalılar ve dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili, davalıların yakın mirasbırakanı (babası) …’ün 21.05.2004 tarihinde vekil edeni olan davacı ile muhtarlık huzurunda zilyetlik devir sözleşmesini imzaladığını, sözleşme uyarınca … / Merkez / … Mahallesi 13484 ada 17 parselde yer alan hissesini (1488 no.lu 2B parseline isabet eden 43 ada bir parsel) davacıya devrettiğini, halihazırda 2-B’lik olan taşınmaz hissesinin davalılara intikal ettiğini, davalıların bu yerler için mirasçı sıfatı ile Milli Emlak Müdürlüğüne başvuru yaparak iade kapsamında olan ve murisleri tarafından davacıya satılan taşınmaz hissesini kendi adlarına tescil ettirdiklerini, bunun üzerine davalılara durumu bildiren … 18 inci Noterliğinin 24.10.2017 tarihli ve 28033 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, taşınmaz davalılara intikal ettiğinden ve mirasçıların başvurusu ile devir-tescil işlemleri davalıların kendi adlarına yapıldığından davacının mağdur durumda olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, muris …’ten davalılara intikal eden, … / Merkez / … Mahallesi 13484 ada 17 parselde yer alan (1488 nolu 2B parseline isabet eden 43 ada bir parselde kayıtlı) taşınmaz hisselerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın doğru davalılara yöneltilmesi gerektiğini, senet tarihinin 21.05.2004 tarihi olduğunu, senet tarihinden dava tarihine kadar 10 yıldan fazla bir zaman geçtiğini, söz konusu zilyetliğin devri karşılığında bir bedel ödenmediğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak 1957 yılında yapılan kadastro çalışması sonucunda vekil edenlerinin babası ve kardeşleri üzerine tespit edildiğini ve tespitin kesinleştiğini, daha sonra söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak Hazine tarafından tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın hiç bir şekilde tapusuz bir duruma düşmediğini, tapuya kayıtlı olan dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak devir işlemlerinin ancak resmi şekilde yapılabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dayanmış olduğu zilyetlik devir sözleşmesi ile 21.05.2004 tarihinde 43 ada 1 nolu parselin zilyetliğinin davalıların murisince davacıya devrine ilişkin düzenleme yapıldığı, taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahipleri olarak davalılara iade edildiğinin iddia edildiği, taşınmazın güncel ada parsel numarasının 13484 ada 17 parsel sayılı taşınmaz olduğunun beyan edildiği, yapılan keşif neticesinde 1488 (43 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın evveliyatı ve sonrası incelendiğinde 1488 nolu parselin davacının iddiasının aksine 43 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile bağlantısının bulunmadığı, 13484 ada 17 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının 43 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olmadığı, her ne kadar davacı tarafça 13484 ada 17 parsele ilişkin talepte bulunulmuşsa da, davacının dayandığı zilyetlik devir sözleşmesine konu taşınmazın dava konusu edilen taşınmazla ilgisinin bulunmadığı, kaldı ki tapuya kayıtlı taşınmazın devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği, ancak sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmış olduğu, 13484 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise 6292 sayılı Kanun’un 7/a maddesi uyarınca taşınmazda hak sahibi olan davalılara iadesinin yapıldığı ve taşınmazın davalılar adına tescil edildiği, davacının sunduğu adi yazılı belge ve zilyetliğin kendisinde olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil talebinde bulunma imkanı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, sözleşmenin ekindeki parselleri gösteren haritada davalıların murisinin kullanımında olan parsel 43 ada 1 parsel olarak gösterildiği için sözleşmede ayırt edici olması bakımından bu şekilde belirtildiğini, raporda ve kararda sözleşme ekindeki kroki dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığını, dosyaya sunulan abonelik evrakları ve faturaların vekil edeni adına düzenlendiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihte, resmi şekilde yapılma imkanının olmadığını, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, davalıların murisinin de taşınmazı zilyet olarak kullandığını, taşınmaz için Milli Emlak Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddedildiğini, vekil edeninin taşınmazın zilyetliğini 2004 tarihinde devraldığını, hak sahibine iade işleminin 2017 tarihinde yapıldığını, tapu kaydının beyanlar hanesinde A50 ile gösterilen 616 m2’lik kısmın vekil eden tarafında kullanıldığının yazılı olduğunu, davanın ispatlandığını belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 13484 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ek-4 madde gereği kullanım kadastrosunda davalılar adına tespit gördüğü, mahkemece de belirtildiği üzere davaya konu taşınmaz kısımlarının davadan önce 04.08.2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun’un 7/a maddesi gereğince hak sahiplerine iade işleminin yapıldığı, Kanun’un 7/a maddesinin yalnızca önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iadeyi öngördüğü, 7/b’nin aksine akdi halefiyete değer vermediği, bu nedenle 6292 sayılı Kanun’un 7/a maddesi uyarınca Hazine tarafından kanuni mirasçılara iade işlemi yapıldığına göre tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunmadığı gerekçesiyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi, 6292 sayılı Kanun,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.