Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1972 E. 2023/2017 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1972
KARAR NO : 2023/2017
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2126 E., 2022/2540 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 10.05.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/266 E., 2022/218 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile babadan ölüm aylığı bağlanan davacıya annesinden dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; …’ın 21.06.1991 tarihinde vefat etmiş olup müvekkiline 4/1-b bendi kapsamında 2929 sayılı
Kanuna göre ölüm aylığı bağlandığını ve bu aylığın ödenmekte olduğunu, müvekkilinin annesi …
’ın 19.06.2014 tarihinde vefat ettiğini, müvekkiline annesinin ölümünden sonra annesinden dolayı
aylık 100 TL ölüm aylığı ödendiğini ancak bir süre sonra bu aylığın kesildiğini, müvekkiline ödenen ölüm
aylıklarının iadesinin istenmesi üzerine davalı Kuruma 1.638,00 TL geri ödeme yapıldığını, 5510 sayılı
Kanuna göre hem anneden hem de babadan dolayı ölüm aylığı almaya hak kazanan kız çocuklarına iki aylığın da bağlanacağını ancak yüksek olan aylığın tamamının düşük olan aylığın yarsının
ödeneceğini, Kanun’un açık hükmü karşısında müvekkilinin annesi müteveffa …’dan dolayı
ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile annesinin ölüm tarihi olan 19.06.2014 tarihinden itibaren
ödenmesi gereken ölüm aylıklarının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtları incelenmesinde; 19.06.2014 tarihinde vefat eden 7288633346 Tarım Bağ-Kur numaralı
emekli …’ın hak sahibi kızı davacı …’ın talebine istinaden 2014/ Temmuz dönemi
itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, davacının babası … Tarım Bağ-Kur numaralı …
’ın 21.06.1991 tarihinde vefat ettiğinin görüldüğünü, ölüm sigortasında; sigortalının öldüğü
tarihteki mevzuatın esas alındığını, Mülga 2926 sayılı Kanun’un 27 inci maddesine istinaden hak sahibi kız
çocuğuna aylık bağlanabilmesi için başka yerden gelir veya aylığının olmaması gerektiğini, yapılan
incelemede davacının aynı zamanda babasından da ölüm aylığı aldığı tespit edildiğinden babasından
aldığı daha yüksek aylığın devam edebilmesi için annesinden aldığı aylığın 2016/Nisan döneminde
durdurularak 2014/Temmuz ile 2016/Nisan dönemi arasında ödenen yersiz aylıklar için 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesine istinaden faizsiz 1.638,79 TL borç oluşturulduğunu ve söz konusu yersiz
ödemenin davacıdan tahsil edildiğini, davacıya koşulları sağlamaması sebebi ile annesi …’dan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına hukuken olanak bulunmadığını, davanın reddine karar
verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında her somut olayın değerlendirilmesi, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulması gerektiği, davacının annesi üzerinden aylık almaya hak kazanmaya başladığı tarih olan annesinin ölüm tarihi 2014 yılı olduğu, bu itibarla uygulanacak yasa hükmünün 5510 sayılı Kanun olduğu, Aylık ve Gelirlerin Birleşmesi başlığını taşıyan 5510 sayılı Kanun’un 54/a-3 maddesinin, “bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, uzun vadeli sigorta kollarından, ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı bağlanır” hükmünü taşıdığı, anılan hüküm doğrultusunda davacıya anne ve babasından dolayı hak sahibi olarak yüksek olan aylığın tamamının, düşük olan aylığın yarısının bağlanması gerektiği nazara alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesine dayalı olarak, “Davanın kabulü ile; davacı … TC kimlik numaralı …’ın, annesi … ve babası …’dan dolayı ölüm aylığına hak kazandığının, davacıya annesinden dolayı 01.07.2014 tarihinden itibaren yüksek olan aylığın tamamının, düşük olan aylığın yarısının bağlanması gerektiğinin tespitine, tahakkuk edecek aylıkların, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıya anne ve babasından tam aylık bağlanması nedeniyle oluşan yersiz ödemenin ortaya çıkması halinde, Kurum tarafından kararın infazı aşamasında gözetilmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Kurum kayıtlarının incelenmesinde; 19.06.2014 tarihinde vefat eden Tarım Bağkur emeklisi …’ın hak sahibi davacı …’ın talebine istinaden 2014/Temmuz dönemi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı, davacının babası …’ın 21.06.1991 tarihinde vefat ettiğini, ölüm sigortasında sigortalının öldüğü tarihteki mevzuatın esas alındığını, 2926 sayılı Kanun’un 27 inci maddesine istinaden hak sahibi kız çocuğa aylık bağlanması için başka yerden gelir veya aylığının olmaması gerektiğini, davacının aynı zamanda babasından da ölüm aylığı aldığı tespit edildiğinden babasından aldığı daha yüksek aylığın devam edebilmesi için annesinden aldığı aylık 2016/Nisan döneminde durdurularak 2014/Temmuz ile 2016/Nisan dönemi arasında ödenen yersiz aylıklar için 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi istinaden faizsiz 1.638,79 TL borç oluşturulduğunu ve söz konusu yersiz ödemenin davacıdan tahsil edildiğini, davacının koşulları sağlamaması sebebiyle annesi …’dan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına hukuken olanak bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlığını taşıyan 54/1-a.3 hükmüne göre “Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,” bağlanacaktır. Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, annesi üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay davacının annesinin vefatı olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazandığı gerekçesiyle tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar vermiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kurum kayıtlarının incelenmesinde; 19.06.2014 tarihinde vefat eden Tarım Bağ-Kur emeklisi …’ın hak sahibi davacı …’ın talebine istinaden 2014/Temmuz dönemi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı, davacının babası …’ın 21.06.1991 tarihinde vefat ettiğini, ölüm sigortasında sigortalının öldüğü tarihteki mevzuatın esas alındığını, 2926 sayılı Kanun’un 27 inci maddesine istinaden hak sahibi kız çocuğa aylık bağlanması için başka yerden gelir veya aylığının olmaması gerektiğini, davacının aynı zamanda babasından da ölüm aylığı aldığı tespit edildiğinden babasından aldığı daha yüksek aylığın devam edebilmesi için annesinden aldığı aylık 2016/Nisan döneminde durdurularak 2014/Temmuz ile 2016/Nisan dönemi arasında ödenen yersiz aylıklar için 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi istinaden faizsiz 1.638,79 TL borç oluşturulduğunu ve söz konusu yersiz ödemenin davacıdan tahsil edildiğini, davacının koşulları sağlamaması sebebiyle annesi …’dan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, annesinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlığını taşıyan 54/1-a.3 hükmüne göre “Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,” ödeneceği düzenlenmiştir.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacının babası 4/b sigortalı iken 21.06.1991 tarihinde vefat etmesi üzerine, hak sahibi olan davacıya ölüm sigortası kolundan aylık bağlandığı, Davacının annesi 4/b sigortalı iken 19.06.2014 tarihinde vefat ettiği, 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlığını taşıyan 54/1-a.3 hükmüne göre “Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,” ödeneği düzenlemesi karşısında her iki aylığa hak kazanacağı açıktır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.