Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16575 E. 2023/2088 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16575
KARAR NO : 2023/2088
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/387 Esas, 2020/8 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/436 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/436 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/436 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/2581 Esas, 2020/3001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgiler neticesinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurulduğu belirtilen sanığın adresinde yapılan aramada 14 pakette kokain ile 20 adet mdma içeren hap bulunduğu ve sanığın ikamette yakalanamadığı ve daha sonra alınan beyanında uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu ve kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği ve ikinci olarak birleşen dosyada 06.09.2019 tarihinde polislerin şüphe üzerine sanığı durdurdukları ve üzerinde 4 parça halinde kokaini teslim ettiği ve daha sonra da sakladığı yerdeki 3 parça ve kullanım sınırları üzerinde bulunan kokainin teslim ettiği ve soruşturma aşamasındaki müdafii huzurundaki beyanı ile sorgu aşamasındaki beyanlarında satmak için bulundurduğunu ikrar etmesi sebebi ile sanığın her iki eylemi de sabit kabul edilerek cezalandırılmasına ve aradan geçen süre dikkate alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve sanık hakkında 06.09.2019 tarihli eylemi sebebi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşulları oluşmuş olsa dahi Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin emsal nitelikteki 10.03.2020 tarih, 2015/3817 Esas, 2020/1772 Karar sayılı ilamında doğrultusunda zincirleme suçlarda, zincire dahil tüm suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması şartları varsa, ancak o takdirde etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ceza indirimi uygulanabileceği, sanığın zincirleme suç kapsamındaki bütün eylemleri için etkin pişmanlıkta bulunmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesini üçüncü fıkrasının uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından etkin pişmanlık uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aynı suç işleme kastı ile birden fazla kez suç işlediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/2581 Esas, 2020/3001 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.