YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12815
KARAR NO : 2009/15862
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1972 yılında yapılan kadastro sırasında … … …’da bulunan 101 parsel sayılı 23.625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen orman yönetiminin açtığı dava sonucu Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 08.12.1980 … 1980/9-92 sayılı kararı ile taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit haritasında Çırçır ve Şablan Bayırı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile 766 Sayılı Yasanın 46/son maddesi uyarınca bağlı olduğun birliğin kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak 04.12.1982 tarihinde kesinleşmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile Çırçır ve Şablan Bayırı Devlet Ormanının bir bölümü (101 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunduğu alanın bir kesimi) PI poligon numarası ile orman sınırları dışına çıkarılmış ve 6545 parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir.
04.01.1999 tarihinde yapılan kullanım kadastrosu sırasında 101 (6545) parselden gelen 842 ada 1 parsel sayılı 389,65m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1995 tarih 6591 sayfada 6545 parsel numarası ile hazine adına kayıtlı iken tapu kadastro genel müdürlüğünün genelgesi uyarınca kişilerin fiili kullanım durumları da göz önüne alınarak …’ın işgalinde olduğundan söz edilerek ve beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmıştır, bu parsel … oğlu …’ın tasarrufundadır” şerhi yazılarak bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …; Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 842 ada 1 parsel sayılı taşınmazı tapu maliklerinden 11.05.1970 tarihinde satın aldığı, o tarihten bu yana zilyetliğinde bulunduğu, 842 ada 1 parselin adına tapuya tescili ve taşınmazın beyanlar hanesindeki …’ın zilyetliğinde olduğu şerhinin silinerek kendisinin zilyet olduğu şerhinin yazılması istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 6831 sayılı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacının tutunduğu tapu kaydının miktadı itibariyle çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, davalı …’ın zilyet olmadığı, davacının Mayıs 1970 tarih 71 sıra nolu tapu kaydındaki payına istinaden taşınmazı kullandığı gerekçesiyle Hazineye yönelik açılan davanın reddine, zilyetlik şerhine ilişkin davanın kabulü
ile 842 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine “taşınmazın …’nın tasarrufunda olduğu” şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1972-1973 yıllarında genel arazi kadastrosu, 1999 yılında kullanım kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
1-Davacı …’nın temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçe, uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, daha sonra 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, dayanak tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan taşınmaz orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı anlaşılan ….sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. 744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan,
orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir.
O halde; somut uyuşmazlıkta, davacının tutunduğu tapu kaydı orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten önce oluşturulmuş ise de , dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığından yine bu taşınmazın orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemez.
Dava konusu yer 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu orman rejimi dışına çıkartılmayıp aynı Yasanın 2/1. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkartılmış olduğu bir yana, dayanak değişir sınırlı Mayıs 1970 tarih 71 numaralı tapu kaydının kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerekir. Bu ilke göz önünde bulundurularak yapılan uygulama sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen haritada çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlenmiştir. Bu durumda dahi 1744 Sayılı Yasanın uygulanması mümkün değildir.Mahkemece bu ilkeler gözetilerek … …’nın tescile yönelik isteminin reddine karar verildiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince, davacı … ve davalı … çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyet olduklarını ispatlayamamışlardır.Kaldı ki Belediye sınırları içindeki 2. ve 2/B madde alanlarında zilyetlik şerhi verilemez . Hazine her zaman çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle dava açabileceğinden …’nın açtığı davanın tamamen reddi ile bu aşamada çekişmeli taşınmazın kadastro tespitindeki hukuksal durumunun aynen korunması gerekirken aksi düşünceyle …’nın zilyetlik şerhine ilişkin isteminin kabulü yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün zilyetlik şerhi yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.