Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/9334 E. 2008/2204 K. 13.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9334
KARAR NO : 2008/2204
KARAR TARİHİ : 13.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulü yolunda kurulan 26.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Dosyadaki eksiklikler nedeniyle dava dosyası mahkemesine iade edilip tamamlattırıldıktan sonra tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2002/210 (Dairenin 2007/9334) sayılı dosyasında dava konusu edilen … parsel sayılı 1000 m2 taşınmaz ile Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 1999/480 (Dairenin 2007/9257) sayılı dosyasında dava konusu edilen 115 parsel sayılı 725 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1971 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … 1953 tarih 96 nolu tapu kaydına dayalı olarak … adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, daha sonra 09/10/1992 tarihinde davalı …’ye satılmıştır.
Hazine, kesinleşen 2/B madde uygulama alanı içinde kalan 114 sayılı parselin Orman Yönetimi de kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan 115 sayılı parselin tapu kayıtlarının iptali konusunda açılan davalar görülerek sonuçlandırılmış ve Hazinenin çekişmeli 114 sayılı parsele yönelik davası kısmen kabulüne taşınmazın … ve orman bilirkişilerince ortak olarak düzenlenen krokide yeşil renk ile gösterilen 436 m2’lik kısmına ait tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, … renk ile gösterilen 564 m2’lik kısmına yönelik davanın reddine, Orman Yönetiminin 115 sayılı parsele yönelik davasının reddine karar verilmiş bu kararlar Orman Yönetimi, Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş ve dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede ilk kez 1947 yılında orman kadastrosu yapılmış, 04/11/1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması da kesinleşmiştir.
Çekişmeli parsellerin tesbitine esas alınan … 1953 tarih 96 nolu tapu kaydı oluşturulmuştur.

-2-
2007/9334-2008/220

Bolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 22/09/1953 tarih 477/180 sayılı tescil ilamı, … oğulları … ve … adlarına tescil edilen 4680 m2 ve tarla nitelikli olan tapu kaydının Doğusu: Büyüksu, Batısı ve Güneyi; Yol, Kuzeyi; Su sınırlıdır. Çekişmeli 114 ve 115 sayılı parseller hakkında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde işlemi aynı olduğundan bu parsellerden biri hakkında verilecek olan hüküm diğerini etkileyeceğinden H.Y.U.Y.nın 43 ve devamı maddeleri göz önünde bulundurularak, Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 114 parselle ilgili dava 13/05/2002 tarihinde Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 115 parselle ilgili dava 28/09/1999 tarihinde açıldığı gözetilmek suretiyle öncelikle de iki davanın Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde birleştirilmesi sayılarak birlikte görülmesi gereklidir.
Bundan ayrı her iki dava dosyasında mahkemelerce yapılan araştırma ve uygulamada hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Çekişmeli 114 sayılı parsel dosyasında yapılan iki ayrı keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında 114 sayılı parselin 564 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında, 436 m2’lik bölümün orman sınırı içinde ise de yörede 1993 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulama alanında kaldığı belirtilmiş ve mahkemece bu raporlar doğrultusunda hüküm kurulmuşsa da, rapor içeriğinden yörede ilk kez 1947 yılında yapılan orman kadastrosu harita ve tutanaklarının yoksa 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritalarının mı esas alındığı, bu çalışmalara ait tutanaklar ve haritaların birbirini doğrular nitelikte olup olmadıkları, tutanaklar ile harita arasında aykırılık var ise, raporun hangisine değer verilerek düzenlenmiş olduğu anlaşılamadığı gibi, çekişmeli parseller ile komşularının orman tahdit haritalarına göre konumunu gösterir kroki de düzenlenmemiştir. Raporlar bu hali ile denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
115 sayılı parsel hakkında yapılan araştırma ve uygulamaya gelince; bu parsel başında dört kez keşif yapılmışsa da alınan bilirkişi raporları bir biri ile çelişkilidir. İlk raporda, taşınmazın tamamı orman kadastro sınırları içinde, 2. raporda tamamı orman kadastro sınırları dışında, 3. raporda 210.49 m2’si orman kadastro sınırları içinde, 514.51 m2’si orman kadastro sınırları dışında, 4.raporda ise parselin tamamen 2/B madde uygulama alanında kaldığı bildirilmiştir. Birbiri ile çelişen raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; 114 ve 115 sayılı parseller hakkındaki davalar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi birleştirildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman bilirkişi ve bir … bilirkişi, üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman
-3-
2007/9334-2008/2204

kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 13/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.