Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9662 E. 2009/11371 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9662
KARAR NO : 2009/11371
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 130 ada 35 parsel sayılı 6356 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile komşu 4 numaralı parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak, 130 ada 39 parsel ise 392813 m2 yüzölçümü ve orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı …, kendi adına tesbit edilen 130 ada 4 sayılı parselin yüzölçümü 92 olduğu iddiası ile 130 ada 35 ve 39 parsellere yönelik zilyetlik iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 130 ada 35 sayılı parselin davacı tarafından tapuda satın alınmış olması nedeniyle bu parsel hakkında karar verilmesine yerolmadığına, 130 ada 39 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Orman niteliği ile tesciline karar verilen 130 ada 39 sayılı parsel temyiz kapsamı dışında olup, davalı Hazinenin 130 ada 35 sayılı parsele ilişkin temyiz istemine gelince; Kadastro Mahkemesinde açılan davada tutanağın kesinleştiği kabul edilerek görevsizlik kararı verildiği, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince de tutanağın kesinleşmediği kabul edilerek verilen görevsizlik kararı sonucu dosyanın yargı yeri belirlemesi için Yargıtay’a gönderildiği, Dairenin 02.12.2003 gün ve 3860-8699 sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesinin merci tayini yapıldığını, taşınmazın kadastro tutanağının 16.06.1998-15.07.1998 tarihleri arasında askı ilanına alındığı, davanın 08.07.1998 tarihinde ve süresi içinde açıldığı, kadastro tutanağının hatalı olarak kesinleştirilmiş olmasının önem arzetmeyeceği anlaşılmakla, halen itirazlı olduğu anlaşılan 130 ada 35 parsel hakkında sicil oluşturulması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 130 ada 35 parsele yönelik BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 07/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.