YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19919
KARAR NO : 2023/1222
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 24.06.2015 tarihli ve 2015/25829 Esas numaralı iddianame ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi 12.12.2019 tarihli ve 2015/155 Esas, 2019/510 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 03.07.2020 tarihli ve 2020/735 Esas, 2020/925 Karar sayılı kararı ile duruşma açmaksızın yapmış olduğu inceleme sonunda istinaf başvurularının kabulüne karar vererek sanığın üzerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar vermiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumuriyet Başsavcılığı’nın 09.09.2020 tarihli ve 14-2020/73304 numaralı Tebliğname’si ile onama görüşlü olarak Daireye gönderilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince katılan …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği hususundaki değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fırkasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
C. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Tebliğname’de katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin esastan incelenmesine ve ilgili suçlar hakkında onama kararı verilmesi gerektiğine yönelen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 03.07.2020 tarihli ve 2020/735 Esas, 2020/925 Karar sayılı kararının, gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.