Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11558 E. 2009/14785 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11558
KARAR NO : 2009/14785
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … Köyü 67 parsel sayılı 4320 m2 yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Harita mühendisi … … tarafından düzenlenen 20.06.2008 tarihli krokide (A1) işaretli 1714,47 m2 ve (A2) işaretli 346,18 m2 (A3) işaretli 362,41 m2, (B2) işaretli 257,59 2, toplam 2680,65 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1969 yılında yapılıp, 17.04.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına ve eski belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada B1 bölümünün kesinleşen tahdit dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu yöne ilişkin davacı … yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE, Ne var ki, dava kısmen kabul edildiği halde davanın açılmasına davalı tarafın haksız davranışı ile sebebiyet vermediği gerekçesiyle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan alınmamasına ve dava harcının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de bu değerlendirme doğru görülmemiştir. Şöyle ki;
Davalının yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için HUMK.nun 94. madde hükmüne göre davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk celsede davayı kabul etmiş olması gerekir.
Somut olayda, davalıların haksız davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilse dahi, duruşmalara katılmadıklarına göre, dava harcının tamamının davalılardan, mahkeme masraflarının ise kabul-ret oranına göre davalılara yükletilmesi gerektiği gibi, vekille temsil edilen Orman Yönetimi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekillik ücretinin de takdiri gerekir. Davalıların, yazılı olduğu şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden
yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 5, 6 ve 7. fıkraların hükümden çıkartılarak bunun yerine, “234,56 tl dava harcının tamamı ile, yargılama giderlerinden kabul ve ret oranına göre 250 tl sinin davalılardan alınarak davacı … yönetimine verilmesine” ve “davacı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden 500 Tl vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı … yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.

..