YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15633
KARAR NO : 2023/2293
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca bu hükümler kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve yine 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, on beş gün olduğunun belirtilmesi suretiyle sanık ve müdafiinin yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2013/2 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bu kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/7426 Esas, 2021/13107 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Sanığın eylemi nedeniyle katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve ayrıca yüzünde sabit ize neden olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, aralarında önceye dayalı husumet bulunan taraflar arasında, ilk kimin ateş ettiği tespit edilemeyen şekilde başlayan karşılıklı silahlı çatışmanın yaşandığı olayda, haksız tahrik hükümleri uygulanırken, hangi tarafın başlattığı kesin olarak tespit edilemeyen silahlı çatışma nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması sırasında, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek makul bir düzeyde indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde asgari oranda indirim uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
c) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/492 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, delillerin takdirinde yanılgı ile eksik ceza tayin edildiğine, vesaire ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunmaya, yaralama kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Akraba olup aralarında önceye dayalı husumet bulunan tarafların olay günü köyde karşılaşmaları üzerine, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde karşılıklı olarak av tüfekleri ile çatışmanın başladığı, bu olayda katılanın kafasına isabet eden bir adet saçma tanesi nedeniyle hayati tehlikeye, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanları, olayın diğer taraflarının ve tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme tutanakları, olay yeri krokisi, uzmanlık raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan hakkında İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen adlî muayene raporlarında; yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına ve yüzün
eşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, delillerin takdirinde yanılgı bulunduğuna, vesaire, sanık müdafiinin; meşru savunmaya, yaralama kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, 85-100 metre mesafeden ateş edilmesi, sadece bir saçma tanesinin isabet etmesi, sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi de dikkate alındığında eyleme uyan suç vasfının neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, sanık hakkında meşru savunma koşulları oluşmayıp makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekili ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Katılan vekilinin; eksik ceza tayin edildiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri ile 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen “3 yıl 9 ay” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın “3 yıl 1 ay 15 gün” yerine “2 yıl 13 ay 15 gün” olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi eksik ceza tayini yönünden yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/492 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanarak sonuç cezanın bulunduğu fıkradan “2 yıl 13 ay 15 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “3 yıl 1 ay 15 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.