YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6045
KARAR NO : 2023/16625
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, Mahkemenin genel kastla işlenen hakaret suçu için hatalı ve açıkça Kanun’a aykırı olarak sanık açısından özel kastın varlığını aradığına, suçun manevi unsurunun yanlış değerlendirildiğine, sanığın suça konu dilekçesiyle iddia ve hakkın kullanılması sınırlarını aşarak açıkça katılanın mensup olduğu akademik çevrede kişilik haklarını zedeleyici, onur şeref ve saygınlığını rencide edici, küçük düşüren itham ve ifadeler kullandığına, yapılan şikayetin amacın aşılarak hakaret suçunun işlendiğine, sanığın şikayetinde yer alan itham ve ifadelerin katılanın tutuklu bulunduğu süre içerisinde akademik makale sahibi olamayacağından yola çıkarak makalenin yayından attırılması talep ve şikayetinin amacına ve bu şikayet üzerine yapılacak araştırma ve soruşturmaya yararının bulunmadığına, şikayet konusunu aydınlatmaya yönelik olmadığına ve şikayet ile elde edilmek istenen hakkı ortaya çıkarmayacağına, kullanılan suça konu ifadelerin iddia ve hakkın kullanılması haklarını sınırlarını aşarak hukuka aykırı hale geldiğine, Mahkemece sanığın eleştiri sınırları içerisinde kaldığının kabul edildiğine, oysaki eleştiri ve eleştiri sınırından bahsedilebilmesi için sanığın eleştiride bulunmasını gerektirecek bir durum ile karşı karşıya gelmesi veya mesleğinin eleştiri yapmayı gerektiren bir icrasının bulunmasının gerektiğine, sanığın ifadelerinin hukuka uygunluğunun iddia ve hakkın kullanılması sınırları içerisinde olması kriterine bağlı olduğuna eleştiri sınırları içerisinde kalmanın hukuka uygunluk kriteri olarak kabul edilemeyeceğine, suçun hukuka uygunluk kriterinin hatalı değerlendirildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 12.08.2014 tarihinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığına verdiği dilekçenin istek bölümündeki “…’in konudaki akademik sahtekarlıktan, dolandırıcılıktan ibaret olan makalesinin yayından attırılması.” şeklindeki ifade ile katılana hakaret ettiği iddiası ile kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın bahse konu dilekçesinde bahsettiği akademik sahtekarlık ve dolandırıcılık kelimelerinin yasal eleştiri sınırı içinde kaldığı, hakaret özel suç kastıyla hareket ettiğine yönelik her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı delil olmadığı kanaati ile sanık hakkında beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.