YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5170
KARAR NO : 2023/181
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek ve düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27/10/2020 tarihli ve 2020/103 Esas, 220/227 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08/02/2021 tarihli ve 2020/3851 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi yönünde görüş içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Yapılan ikamet aramasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ve kardeşi olan tanık … hakkında bildirilen adreste uyuşturucu ticareti yaptıkları yönünde gelen ihbar üzerine yapılan fiziki takipte, uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık…’ın bahse konu adresin önüne geldiğinde etrafı kolaçan eden bir şahıs tarafından binaya alındığı, kısa bir süre sonra anılan binadan çıkan…’ın takip sonucunda yakalanarak üstünde bulunan suç konusu bonzaiyi kendi rızası ile görevlilere teslim ettiği ve maddeyi az önce çıktığı adresten … olarak bildiği şahıstan aldığını beyan etmesi üzerine, bahse konu ikamette yapılan arama sonucunda 4 parça bonzainin ele geçirdiği, yapılan ihbarın içeriği, tanık…’ın olayın hemen akabinde verdiği kolluk beyanı ve sanığa yönelik teşhisi, ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı gözetilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanması talep edildiği halde, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir değerlendirme yapılmamış ise de, dosya kapsamından uygulama koşulları oluşmadığının anlaşıldığı hususu eleştirilip, ikamette ele geçen paranın 1400 TL’sinin suçtan elde edildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine, geri kalan paranın iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmemesi nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın kardeşi tanık …’in evinde ele geçen miktar itibarıyla kullanım sınırından fazla olan uyuşturucu maddenin ele geçmesi ve tüm dosya kapsamına göre eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, yapılan ikamet aramasının mahalle muhtarı ile sanık ve sanığın arkadaşı tanık …’in refakate alınarak usulüne uygun yapıldığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanığın, dava dışı kullanıcı sanık …’ın sonradan döndüğü kolluktaki müdafisiz soyut beyanı dışında, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, kardeşi …’in ikametinde ele geçen kullanım sınırı üzerinde bulunan suça konu bonzainin kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08/02/2021 tarihli ve 2020/3851 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.