Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/8946 E. 2009/10265 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8946
KARAR NO : 2009/10265
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle taşınmaz malın idare adına tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dahili davalıların murisi adına tapuda kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazla ilgili olarak kamulaştırmayı yapan idarece, Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmüne uygun biçimde mirasçılara uzlaşma konusunda çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, yargılama sırasında dahili davalılardan …’in 29.04.2005 günlü oturumda açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirdiği, diğer dahili davalıların ise duruşmaya katılmadıkları ve herhangi bir cevap da vermedikleri anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar ve Kamulaştırma Yasasının 14.maddesinin üçüncü fıkrası gereğince iştirak halinde ve müşterek mülkiyette paydaşların tek başına dava hakları olduğu göz önünde tutulduğunda dahili davalı … dışındaki dahili davalılar hakkında Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmünde öngörülen tebligatlar yapılmadan haklarında dava açılmış olması karşısında mahkemece bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Dahili davalı …, yargılama sırasında mahkemeye gelerek davaya karşı bir diyeceğinin olmadığını bildirmiş bulunması karşısında kendisine 8.madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de göz önünde bulundurularak bu davalı yönünden davaya bakılıp toplanacak kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.