YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9776
KARAR NO : 2023/459
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2016/239 Esas, 2018/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/232 Esas, 2020/1334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi delaletiyle, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adlî sicil kaydında bulunan erteleme kararı yönünden mahkemesine bildirimde bulunulmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri;
Sübuta,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 20:30 sıralarında katılanın yanında bulunan arkadaşları tanıklar … ve … ile birlikte kullanmakta olduğu motosikletle Tarsus İlçesi Bahçe Mahallesi Genç … Caddesi üzerinde seyir halindeyken 573. Sokağa geldiklerinde motosikletin arızalanması üzerine durdukları ve yanlarına katılanın önceden tanıdığı, aralarında bir husumetin bulunmadığı sanığın , kimlikleri belirlenemeyen iki kişi ile 33 NVS 13 plaka sayılı araçla gelerek durdukları, sanığın araçtan tek başına inerek katılana hitaben “ne geziyorsunuz” diyerek tokat attığı, bunun üzerine katılanın yanında bulunan arkadaşlarının
oradan uzaklaştığı, katılan ile sanığın karşılıklı olarak birbirlerine vurdukları, sanığın burnunun kanaması üzerine sinirlenerek tüfeğini almak üzere aracına döndüğü, bu sırada katılanın olay yerinden kaçmaya başladığı, sanığın ise aracın içinden aldığı ancak ele geçmeyen tüfekle kaçmakta olan katılanın arkadaşından yaklaşık 10-15 metre mesafeden iki el ateş ettiği, katılanın yaralanarak yere düştüğü ve Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 16.10.2017 tarihli raporuna göre “katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu”, anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Katılanın beyanı ile tanık ….,nin uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
4. Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Krokisi, 05.05.2014 tarihli ekspertiz raporu, 06.05.2014 tarihli ekspertiz raporu dava dosyasına eklenmiştir.
5. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 16.10.2017 tarihli; “kişide toplam 4 adet ateşli sislah yaralanması olduğu, yaralanmaların batına ve göğüs boşluğuna nafiz olduğu, kolon, incebarsak ve aort perforasyonu, sol hemopnömotoraksa neden olduğu, sırtta ve akciğerde meydana gelen yaralanmaların; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesinin “Olay tarihi olan 16/04/2014 günü saat 20:30 sıralarında mağdurun yanında bulunan arkadaşları … ve …., ‘yla birlikte kullanmakta olduğu motosikletle Tarsus ilçesi ….., Mahallesi Genç … Caddesi üzerinde seyir halindeyken 573. sokağa geldiğinde motosikletin arızalanması üzerine durduğu ve motosikletin arızasını kontrol ettiği esnada yanlarına mağdurun önceden tanıdığı ancak herhangi bir husumetinin bulunmadığını beyan ettiği sanığın, kimlik bilgileri belirlenemeyen iki kişiyle birlikte, 33 NVS 13 plaka sayılı araçla gelerek durduğu, sonrasında sanığın araçtan tek başına inerek mağdura hitaben “ne geziyorsunuz” deyip tokat attığı, bunun üzerine mağdurun arkadaşı olan … ile …’ın korkarak olay yerinden uzaklaştıkları, mağdur ile sanığın karşılıklı olarak birbirlerine vurdukları, sanığın burnunun kanaması üzerine sinirlenerek tüfeğini almak üzere aracına döndüğü, bu sırada mağdurun olay yerinden kaçmaya başladığı, sanığın ise aracın içerisinden aldığı ancak ele geçmeyen tüfekle kaçmakta olan mağdurun arkasından yaklaşık 10-15 metre mesafeden 2 el ateş ettiği, mağdurun yaralanarak yere düştüğü, mağdur hakkında Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nca düzenlenen 16/10/2017 tarihli raporuna göre 4 adet ateşli silah yaralaması olduğu, yaralamanın batına ve göğüs boşluğuna nafiz olduğu, sonuç olarak sırtta ve akciğerde meydana gelen ateşli silahla yaralamasının mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğunun anlaşıldığı, sanığın suçta kullandığı
silahla ateş ettiği mesafe, mağdurda oluşan yaraların yeri ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanığın kasten öldürme suçunu işlemeye teşebbüs ettiği” şeklindeki kabulünde ve yine mağdurun ve tanık …’ın anlatımları itibariyle olayı başlatan kişinin sanık olması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanmamasına ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı, Ancak; mağduru öldürmeye yönelik olarak kolon, ince bağırsak, aort perforasyonu, akciğer yaralanmasına ve yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde av tüfeği ile iki kez ateş etmek suretiyle icra hareketlerini tamamladıktan sonra ve fakat ölüm gerçekleşmeden önce eyleminden dolayı pişmanlık duyarak mağduru aracına alarak olaydan sonra vefat eden yakını Bülent’in iş yerine götürüp kendisinin yakalaması olduğunu söyleyerek orada bulunanlara mağduru hastaneye götürmelerini söyleyen ve orada bulunanları mağdur ile ilgilenmeye yönlendiren, mağdurun hastaneye yetiştirilmesi ve tedavisinin yapılması sonucu hayatının kurtarılması için aktif eylemde bulunan sanığın; öldürme suçunun icra hareketlerini tamamladıktan sonra, fakat ölüm sonucu meydana gelmeden önce iradi olarak aktif davranış ve ciddi çaba göstermek suretiyle kasten öldürme suçunun tamamlanmasını ve sonucunun gerçekleşmesini önlediği, bu cümleden olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme koşullarının oluştuğu ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adlî sicil kaydında bulunan erteleme kararı yönünden mahkemesine bildirimde bulunulmasına,
Karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin sübuta yönelik temyiz talebi yönünden; Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişse de, katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, olay günü katılanın yanında bulunan tanık F.Ç’nin beyanı, katılanın beyanı ile uyumlu Olaylar ve Olgular Başlıklı bölümün (6) numaralı paragrafta detaylarına yer verilen adlî rapor içeriği ve tanık B.Y’nin beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eyleminden sadır olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/232 Esas, 2020/1334 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.