Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14198 E. 2023/71 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14198
KARAR NO : 2023/71
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :… Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Suça sürüklenen … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli ve 2014/29975 Esas numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayıl Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen … hakkında yapılan yargılama sonunda Ankara 1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli, 2014/225 Esas ve 2015/392 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin binici fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 50 ile 52 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekili vermiş olduğu dilekçesinde; eylemin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğunu, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık olduğunu, indirimlerin toplum vicdanına aykırı olmaması gerektiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Suça sürüklenen … müdafii vermiş olduğu dilekçesinde; suça sürüklenen … ile ilgili şüphe uyandırabilecek bir delilin bile dosya kapsamında olmadığını, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesinin kabulü
1. Suça sürüklenen … …’in 21.12.2013 suç tarihinden önce aralarında duygusal arkadaşlık bulunan on beş yaşını tamamlamış mağdur …’i suç tarihinde bir arkadaşının evine götürdüğü ve orada mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, suça sürüklenen çocuğun aynı eylemi farklı zamanlarda farklı yerlerde birden çok kez gerçekleştirdiği, mağdurenin suça sürüklenen … tarafından cebir ve tehdit ile organ sokma suretiyle cinsel istismara uğradığı iddia edilerek suça sürüklenen … hakkında şikayetçi olmuş; suça sürüklenen … ise mağdureye karşı iddia edildiği şekilde herhangi bir cinsel istismar eyleminin olmadığı, sadece mağdure ile bir süre flört ettikleri, elele tutuşup gezdikleri, hatta öpüşmedikleri, suçsuz olduğu, daha sonra mağdurenin başka birisiyle dolaştığı görüp ayrıldığı ve başkası ile çıkmaya başladığı, bunun için mağdurenin kendisine kinlendiği ve kendisini cezalandırmak için bu şekilde şikayette bulunduğu şeklinde savunmuştur.

2. Adli Tıp Kurumu raporları, telefon mesaj kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen … ile mağdurenin aralarında duygusal arkadaşlık olduğu, suç tarihlerinde farklı yer ve zamanlarda birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmış, mağdur katılan ve katılanların şikayetçi oldukları, ilk cinsel ilişki tarihinde mağdur katılanın on beş yaşını tamamlamış olduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı on beş yaşından küçük çocuğa karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçu, katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olması dolayısıyla reşit olmayanla cinsel ilişkiye girme suçunu oluşturduğu, bu suretle suça sürüklenen çocuğun zincirleme olarak reşit olmayanla cinsel ilişkiye girme suçundan cezalandırılması gerekmiş,

3. Buna karşılık suça sürüklenen … hakkında açılan evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin alıkoyma suçunu işlediği iddiasınında katılan mağdurun suç tarihi itibariyle on beş yaşını doldurmuş olduğu ve irade açıklamasına ehil olduğu, suça sürüklenen … ile birlikte suça sürüklenen çocuğun arkadaşlarının evine kendi rızası ile gittiği anlaşılmakla unsurları bakımından oluşmayan suçtan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, mağdurenin beyanlarında geçen isimlerin tanık olarak dinlenmesine karşın mağdure beyanlarını destekler ifadelerinin bulunmadığı, mağdurenin telefonundaki mesajların annesi tarafından görülmesi üzerine adlî mercilere intikal olduğu, tespit altına alınan mesaj içeriklerine suça sürüklenen … aleyhine bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen … müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.