Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7882 E. 2023/90 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7882
KARAR NO : 2023/90
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/653 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü

maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İddia, sanık savunması, mağdurun soruşturma beyanı, facebook yazışma sayfaları çıktıları içeriği ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurun olay öncesinde bir süre arkadaşlıkları olduğu, karşılıklı olarak facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden yazıştıkları, bu hususta karşılıklı yazışma içeriklerinden bir müddet arkadaşlığın devam ettiğinin anlaşıldığı, ancak bir süre mağdurun ailesi bunu onaylamayınca mağdurun böyle bir arkadaşlığın varlığını inkar ettiği ve görüşmek istemediği bunun üzerine sanığın facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden kendi kullanmakta olduğu hesaptan 28.07.2014 tarihinde mağdura “Keşke sana biraz kemik verseydim en azından hayvanlar kadar değerin olurdu.” şeklinde facebook ekran çıktısında görünen ve kayıt altına alınan sözlerle ona hakaret ettiği ve üzerine atılı hakaret suçunu işlediği; 08.05.2014 tarihindeki yazışmada ise “Ben hep seninle sevişecekmiş gibi baktık birbirimize birkez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.” şeklinde cinsel taciz içerikli mesajlar attığı ve üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu işlediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, ancak facebook yazışma içerikleri, karşılıklı yazışmaları öncesinde bir arkadaşlığı göstermesi, sanığın bu husustaki mahkemece de samimi olduğu vicdani kanısına varılan “…kız arkadaşımdı kendisiyle gönül ilişkimiz vardı, daha sonra ailesi bunu onaylamayınca ayrılmak istedi ve ilişkimizi inkar etti, bana evleneceğimizi söylemişti, daha sonra ilişkiyi inkar edince bende facebooktan kendisine iddianamede belirtilen mesajları sinirlendiğim için yazmıştım.” şeklindeki savunması aksine dosya kapsamında bir delil bulunmaması hususları göz önüne alındığında sanık lehine düşünülerek sanığın eylemlerini mağdurun bu haksız tahrik olarak nitelenmesi gereken eyleminin meydana getirdiği tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği kabul edilmiş ve sübut bulan eylemleri sebebiyle sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Dosyadaki mevcut delillerden ilk haksız hareketin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına karşın hakaret suçu yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ile cinsel taciz suçu yönünden

haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma gerekçesi olarak sayılmamıştır.

3. Hakaret içerikli mesajların 28.07.2014 tarihinde gönderildiği gözetilerek 02.07.2014 olarak gösterilen suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/653 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.