YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12623
KARAR NO : 2022/15228
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı … hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu aracı 25/07/2012 tarihinde davalı oğlu Hüseyin’e devrettiğini belirterek, bu devre ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, dava konusu tasarrufun baba oğul arasında yapıldığından İİK’nun 278/3-1 maddesine göre iptali gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 18/04/2017 tarih, 2016/7617 Esas 2017/4169 Karar sayılı ilamı ile İİK’nun 282. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerektiği, somut olayda, mevcut noter satış sözleşmelerinden dava konusu aracın 24/07/2012 tarihinde dava dışı …’a onun tarafından da 25/07/2012 tarihinde davalı …’e mülkiyeti muhafaza kaydıyla satıldığından, borçlu tarafından satış yapılan …’ın davaya dahil edilerek taraf teşekkülü sağlandıktan ve taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davalı …’un galerici olduğu ve kötüniyeti ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 278. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK. m. 281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K. 25/11/1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda dava konusu araç 24/07/2012 tarihinde borçlu tarafından 3.kişiye 72.000 TL bedel ile satılmıştır. Aracın o tarihteki rayiç değeri bilirkişi tarafından 185.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre İİK’nin 278/2 maddesine göre ivazlar arasında önemli bir oransızlık olması nedeni ile bu satışın iptali gerekir. Davalı …’tan aracı satın alan … borçlunun oğlu olduğu için, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilmediği ileri sürülemez.
Mahkemece,bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.