Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/5836 E. 2008/8676 K. 17.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5836
KARAR NO : 2008/8676
KARAR TARİHİ : 17.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan alacağın tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca doktora eğitimi için … Üniversitesine gönderildiğini, doktora eğitimi sırasında başarısız olması nedeniyle ilişiğinin kesildiğini, davalıya yapılan masrafların işlemiş faiz ve cezai şartıyla beraber tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalının yapılan bu takibe itiraz ettiğini belirterek; icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının tahsilini istemiş; birleşen dosya ile de davalı …’ın yükümlü … …’a yapılan masrafların 17.223.552.000 TL’sine kefil olduğunu, kefil aleyhine de alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini, bu sebeple icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının tahsilini istemiş; mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Davalı …’ın davacı Üniversite tarafından 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince doktora eğitimi yapmak üzere … Üniversitesi’ne kadrosunun tahsis edildiğinde ve başarısızlık nedeniyle ilişiğinin kesildiği hususunda bir şüphe yoktur. Adı geçen maddeye göre, yükseköğretim kurumları, kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçları için yurt içinde ve dışında, kalkınma plan, ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanları yetiştirecekler, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma ve doktora çalışması yapmak üzere başka bir üniversiteye Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilecek, bu şekilde doktora ve tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlilik payesi olanlar, bu eğitimlerinin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine döneceklerdir. Yurtiçi ve yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yüksek öğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda olup, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere yüksek öğretim kurumlarında görev verilmeyecektir. Buna göre öğretim elemanı yetiştirilmek üzere başka bir üniversiteye kadrosu tahsis edilen öğrencilerin başarısız olmaları veya görevlerinden ayrılmaları halinde kendilerine yapılan ödemeleri geri ödeyeceklerine ilişkin hiçbir düzenleme öngörülmemiştir. Ancak taraflar arasında sözleşme yapılmasını engelleyen bir hükme de yer verilmemiştir. Bu durumda davalı …’ın yüklenme ve kefalet senedi hükümlerine göre sorumluluğunun tespiti gerekeceği açıktır. Adı geçen taahhütname bir bütün halinde incelendiğinde davalı hakkında taahhütnamenin 7. maddesinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu madde ise “…başarılı olamadığım taktirde tarafıma yapılan masrafların tümünün bir buçuk mislinin altıncı maddede belirtilen usul ve şartlarla tahsil edilmesini ve dördüncü maddede belirtilen işlemlerin hakkımda uygulanabileceğini şimdiden kabul ederim.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre davalıların sorumlu olacağı kısım öğretim ve eğitim için yapılan masraflar olup, araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın karşılığı olan maaş ödemeleri bunun dışında kalmaktadır. Mahkemece taahhütnamenin bu hükmü dikkate alınarak davalıya eğitimi süresince maaş ödemeleri dışında yapılan masraflar (vize, yabancı dil ücreti, ders ücreti, yatı ücreti, tez hazırlama, harç vs) varsa bunlar tespit edilip hüküm kurulması gerekirken, bu maddede öngörülmediği halde davalıya ödenen maaşların davacı idareye ödenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 17.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.