YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10107
KARAR NO : 2022/15254
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin 15.05.2019 gün, 2016/18596 E- 2019/6133 K sayılı ilamında “……. dava konusu tasarrufların 19.03.2013 ve 09.07.2010 tarihinde, haczin ise 02.12.2011 tarihinde yapıldığı, İİK 278’e göre 2 yıllık sürenin gerçekleştiği gözönüne alınarak mahkemece, Davalı 3. kişilere yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişiler tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının da dinlenemeyeceği nazara alınmadan ve İİK 278-279-280-283 hükümleri de değerlendirilmeksizin karar verilmemesi gerektiği..” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada; davacının gerçek bir alacağının bulunmamasına göre davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların görülebilmesi için gerçek bir alacağın olması dava şartıdır.
Somut olayda davacının gerçek bir alacağının olmamasına göre mahkemece davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ve bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4. bendinde yer alan “17.863,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.