YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7876
KARAR NO : 2007/7996
KARAR TARİHİ : 02.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Okçu Belediye Başkanlığı yazılarına göre, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı sınırında olup plansız alanda kaldığı, yol, su, elektrik, çöp toplama gibi belediye hizmetlerinden yararlanabileceği, kanalizasyonunun mevcut olmadığı, yerleşim alanı sınırında olduğu, 2.5.2005 tarihli aynı Belediye Başkanlığı yazısına göre de imar planı sahası dışına isabet edip tarım arazisi olarak kullanıldığı bildirilmiş, mahallinde yapılan keşifte de halen tarım arazisi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
Bakanlar kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l.maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskun halde bulunamadığından belirlenen özellikleri nedeniyle “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
2-Kabule göre de; dava konusu taşınmazın tamamı 59.680,76 m2 olup 6.737,82 m2’si kamulaştırılmış, geriye bir bütün 52.942,94 m2 yer kalmıştır. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümün yüzölçümü, geometrik durumu ve konumu dikkate alındığında arsa olarak değerlendirilen taşınmazın artan kesiminde yapılaşmaya herhangi bir engel oluşturmayacağından (kaldı ki tarım arazisi olarak değerlendirilmiş olsa bile ülke genelindeki tarım arazilerinin ortalama büyüklüğü dikkate alındığında) değer kaybı verilmesinin gerekmeyeceğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Buna göre, mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğünden değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapacak bilirkişi kurulu oluşturularak bu verilere uygun değerlendirme yapan rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 2,10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.