YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7116
KARAR NO : 2007/7457
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, bilirkişi kurulunca yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas tutulacağı dikkate alınmadan bilirkişi kurulunca daha önceki pazarlığa çağrı tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulü,
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kamulaştırma yoluyla irtifak … kurulmasında, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü kamulaştırma bedelini oluşturur. Bu değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) tespitinde, taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (akaryakıt boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı. vb.) ve konumu gözönünde bulundurulur. Buna göre hesaplanacak değer düşüklüğü oranı, (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum söz konusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamaz. Somut olayda yukarıda açıklanan ilkeye aykırı olarak, irtifak alanının mülkiyet bedelini esas alan ve ayrıca enerji nakil hattının geçtiği yerin dışında kalan bölümde de %50 değer kaybı hesaplayan rapora dayanılarak fazla bedele hükmedilmesi,
3-Kabule göre, bilirkişi kurulu raporunda somut emsal alınan 1654 parsel sayılı taşınmazın satışının yapıldığı Şubat 1996 tarihindeki endeks rakamı (1994=100) 259,1, değerlendirme günündeki endeks rakamı 8647,64 olup bunların birbirine oranı 33,38 olduğu halde farklı endeks rakamları alınmak suretiyle emsalin ve dava konusu taşınmazın m2 bedelinin yüksek tespit edilmiş olması,
4-Bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaç değeri olduğu belirtilerek kamulaştırma bedeline 110 YTL. eklenmiş ise de, kıymet takdir komisyonu raporunda varlığı saptanmayan ve bilirkişi kurulu raporunda da cinsi, yaşı ve sayısı belirtilmeyen bu ağaçların değerlendirme tarihi itibariyle irtifaklı alanda var olup olmadığı ve zarar görüp görmediği var ise ve zarar görmüşse değerlendirme tarihi itibariyle (2005 yılı) maktu rayiç değerlerinin Malatya İl Tarım Müdürlüğü ve ilgili kurumlardan sorulup saptandıktan sonra bu maktu rayiç değerlerinin esas alınması gerektiği düşünülmeksizin varsayıma dayalı olan ve denetime elverişli olmayan raporda yazılı ağaç bedeline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.