YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4449
KARAR NO : 2022/16882
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.12.2022 Salı günü davalı … ve vekili Av…. geldi. Davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18/11/2020 tarih, 2020/1067 Esas ve 2020/7277 Karar sayılı bozma ilamında; “davalı borçlu şirketin yargılama devam ederken İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.04.2015 tarih, 2014/663 Esas 2015/183 kararla iflasına karar verildiği, eldeki dava borçlunun iflasından önce 21.09.2012 tarihinde açıldığından, İflasın kesinleşmiş olması halinde, öncelikle davacının eldeki davayı takip edebilmesi için İflas İdaresinden İİK’nun 245 maddesi gereğince yetki alması gerektiği, yetki aldığı takdirde eldeki davayı takip edebileceği aksi halde davanın İflas idaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın İflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerektiği belirtilerek davacı sıfatı tamamlandıktan sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile, İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, 154 ada, 1 parselde kayıtlı A11 Blok, Zemin Kat, 2 nolu bağımsız bölümün 31.01.2012 tarih ve 3280 yevmiye numaralı satış işlemi ile borçlu davalının diğer davalıya yaptığı tasarruf işleminin iptali ile, davacıya alacağın tahsili için haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; davalı borçlu şirketin İflasının kesinleşmiş olması halinde, öncelikle davacının eldeki davayı takip edebilmesi için İflas İdaresinden İİK’nun 245 maddesi gereğince yetki alması gerektiği, yetki aldığı takdirde eldeki davayı takip edebileceği aksi halde davanın İflas idaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın da İflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece, iflas kararının kesinleştiğinin tespitinden sonra, İstanbul 2. İflas Müdürlüğü 2015/6 İflas sayılı dosyasına sorulduğunda, iflas dosyasının tasfiye şeklinin İİK’nun 218. Maddesine göre basit usul olarak belirlendiği, bu nedenle alacaklılar toplantısı yapılmayacağı, iflas idare memuru bulunmadığından, tebligatların müdürlüğe yapılabileceğinin belirtildiği görülmüşse de, yargılama devam ederken borçlunun iflas etmesi halinde, İİK’nun 191. maddesine göre masadaki mallar üzerindeki her türlü tasarruf alacaklılara karşı hükümsüz olacağından İİK’nun 245. maddesi gereğince, davacı alacaklıya davanın devamı için yetki verilip verilmediği yoksa masa tarafından mı davaya devam edileceği netleştirildikten ve buna göre taraf teşekkülü sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, İflas İdaresi’ne bozma ilamında da belirtildiği üzere İİK’nun 245. maddesi gereğince, davacı alacaklıya davanın devamı için yetki verilip verilmediği yoksa masa tarafından mı davaya devam edileceği açıkça sorulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle İflas İdaresi’ne İİK’nun 245. maddesi gereğince, davacı alacaklıya davanın devamı için yetki verilip verilmediği, yoksa masa tarafından mı davaya devam edileceğinin sorulması, davacıya yetki verildiğinin anlaşılması halinde şimdiki gibi davacının lehine ya da aleyhine hüküm kurulması, aksi takdirde davayı iflas İdaresi’nin (basit usulde tasfiye yapıldığından İflas Dairesi) takip etmesi durumunda, İflas Dairesi davaya dahil edilerek, davacı … Tic.Ltd.Şti. yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine ve İflas Dairesi davacı tarafa geçirilerek, İflas Dairesi lehine ya da aleyhine olacak şekilde karar vermekten ibarettir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün res’en BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.