YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7499
KARAR NO : 2023/821
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının eleştirilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2021 tarihli ve 2019/448 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/2128 Esas, 2020/1010 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, resen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 01.03.2019 ve 04.03.2019 tarihlerindeki eylemlerine ilişkin yapılan yargılamada; sanığın
01.03.2019 tarihli olayda araçtan inmeksizin camından elini dışarı uzatarak tanık Ş. O. ile gerçekleştirdiği satışın duruşmada dinlenen tutanak düzenleyicilerce net şekilde görüldüğünün beyan edildiği, tanık Ş.’ın soruşturma aşamasında kendisinde ele geçirilen kokaini sanıktan aldığını beyan ettiği, tanığın alışverişten hemen sonra göz takibi kaybedilmeksizin yakalandığı, görevli memurların sanığa iftira atması için bir sebebin bulunmadığı, olay yerinin camiye 200 metreden yakın mesafede olduğu, ayrıca tanığın ve sanığın teknik takibe yansıyan konuşmaların aidiyeti hususunda itirazlarının bulunmadığı ve tapelerdeki bu konuşma içeriklerinden sanığın tanığın üzerinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğinin anlaşılması karşısında bu eylem hükme esas alınmıştır. 04.03.2019 tarihli eyleme ilişkin; kendisine ulaşılamaması sebebiyle dinlenilmesinden vazgeçilen tanık E.’ın soruşturma aşamasındaki beyanında tape görüşmelerini ve kokaini sanıktan aldığını kabul ettiği, tapedeki konuşmaların içeriğinde tanığın “levrek yapıyorum çupra yapıyorum karışık tamam mı doldurdum” demesi üzerine sanığın “bende iki yüzlük yapıp geliyorum sana” şeklinde cevap verdiği görüşmenin aidiyeti konusunda tanığın ve sanığın itirazının bulunmadığı, alışverişin mahkemece dinlenen tutanak düzenleyicilerce net şekilde görüldüğünün beyan edildiği, göz teması kaybedilmeksizin tanığın yakalamasının yapıldığı, sanık yakalandığında üzerinden çıkan maddeler ile her iki tanıktan da elde edilen maddelerin aynı içerikli maddeler olması hususları birlikte değerlendirilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında tanıklar Ş. O. Y. ve E. Ş.’a uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit görüldüğü ve cezasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimine göre taktiren asgari hadden artırım yapıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmünde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve suç tarihinin eksik gösterilmesi hususlarında yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
İki eylemi sabit kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre alt sınırdan artırım yapılması gerekirken, 1/3 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi ve bu hususta İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde asgari hadden artırım yapıldığını belirtmesine rağmen, hükmün esasını oluşturan kısa kararda asgari orandan uzaklaşılarak artırım yapılması suretiyle çelişki oluşturularak hükmün karıştırılması,
hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/2128 Esas, 2020/1010 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08/02/2023 tarihinde karar verildi.