YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10993
KARAR NO : 2023/267
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Müşteki …’in temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2014 tarihli ve 2014/46209 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.
2. Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/402 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.12.2019 tarihli ve 14 – 2019/84833 sayılı temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: sanık ile mağdurenin hiçbir zaman birlikte olmadıklarını, yerel mahkeme tarafından hükmedilen cezanın ertelenmemesi ve HAGB kararının verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Müşteki … temyiz talebinde özetle: sanığın kızını zorla kaçırdığını ve tecavüz ettiğini, sanığa tecavüz suçundan verilen cezanın az olduğunu, diğer suçlardan da cezalandırılması gerektiğini beyan etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Evli, 3 çocuklu, 1992 doğumlu sanık …’ın 15.10.1996 doğumlu olup … Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 30.09.2015 tarihli raporda belirtildiği üzere suç tarihinde 18 yaşı içerisinde olup 18 yaşını bitirmediği kabulünün uygun olacağı mağdure Yonca ile önceden tanıştıkları, 22.07.2014 günü mağdurenin birkaç parça eşyasını yanına alıp ikamet ettiği Derincede bulunan evinden gizlice çıkarak sanığın babası adına kayıtlı fakat sanığın kullandığı minübüse binip birlikte İstanbul-Kartal civarına geldikleri, sanığın aracı yol kenarına park ettiği, mağdure ile seviştikleri, sonrasında sabaha karşı sanığın babası ve akrabaları tarafından aranması üzerine mağdure ile birlikte Derinceye geri döndükleri anlaşılmıştır.
2. Sanık, mağdure ile sadece seviştiğini cinsel ilişkiye girmediğini ileri sürmüş ise de mağdurenin emniyette ve talimatla alınan beyanında sanığın kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin ısrarlı anlatımları, mağdure ile ilgili olarak 23.07.2014 tarihinde Kocaeli … Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda mağdurenin kızlık muayenesinde bir günlük yırtıkların tespit edildiği, mağdurenin talimat ile alınan 14.11.2014 tarihli beyanında sanığın kendisini zorla kaçırdığını ve yine zorla kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini ileri sürmüş ise de, mağdurenin rızası ile sanıkla birlikte olması, sanığın kendisi ile evleneceğini söylediğine ilişkin anlatımları karşısında zorla araç içerisinde cinsel ilişkide bulunduğu iddiasının kabulünü haklı ve gerekli kılacak somut bir kanıtın bulunmadığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Müşteki …’in Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Müştekinin 14.11.2014 tarihli talimat duruşmasında kamu davasına katılmak istemediğini bildirmesi bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla müştekinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
1. Sanık hakkında mahkemece atılı suçtan belirlenen hapis cezası ile ilgili olarak hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 51 ile 5271 sayılı Kanun’un 231inci maddelerinde düzenlenen erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususundaki kararların kanun maddesinde yer alan şartları karşılaması gerektiği, mahkemenin gerekçesinin kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı anlaşılmakla, bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması zorunlu iken yeterli olmayan yazılı gerekçeyle anılan maddelerin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Müşteki …’in Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı paragrafta açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/402 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararına yönelik müşteki …’in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/402 Esas, 2015/456 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.