YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1955
KARAR NO : 2023/976
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/136 Esas, 2018/674 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 28.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2022/22696 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165572 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165572 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın katılan Murat Sunal’a yönelik basit kasten yaralama eyleminin uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Mahkeme tarafından uzlaştırma’ başlıklı 254. maddesinde yer alan; ‘(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.’ şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Hükümlünün yargılama konusu eylemi neticesinde katılanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı ve bu nedenle eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanacağı tespit edilmiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.2018 tarihli ve 2018/394 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, mezkûr düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usûlüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; soruşturma aşamasında katılana ve hükümlüye Cumhuriyet Başsavcılığınca uzlaşma teklifinde bulunulduğu, tarafların kendilerine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmedikleri, buna ilişkin beyanların alındığı 15.12.2015 tarihli ayrı ayrı ifade tutanağı düzenlenerek dava dosyasına eklendiği belirlenmiştir.
3. Hükümlünün katılana yönelik gerçekleştirdiği 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan eylemin 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu, soruşturma aşamasında tarafların uzlaşmak istemediklerini beyan ettikleri, yapılan uzlaşma tekliflerinin de usûlüne uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.