Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25434 E. 2022/9677 K. 29.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25434
KARAR NO : 2022/9677
KARAR TARİHİ : 29.06.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECEMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ….. Medikal Mühendislik İnşaat Isıtma Soğutma Enerji Mobilya Tekstil İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 30.10.2015 gününde verilen dilekçe ile yedieminin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 11.04.2019 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun usulen kabulü ile davanın usulden reddine dair verilen 28.09.2021 günlü İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R
Davacı vekili, davacının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün 2010/22031 esas sayılı dosyasından satışa çıkarılan taşınırları bedelini ödeyerek satın aldığını, mahcuzların 2011/312 dosyasından muhafaza altına alındığını, yapılan keşif ve inceleme nihayetinde tanzim edilen bilirkişi tespitinde taşınırın muhtelif ve çalışması için elzem olan parçalarının eksik olduğunun görüldüğünü, davalının yedieminlik sıfatından doğan yükümlülüklerini ifa etmemesi neticesinde meydana gelen gelir kaybı, değer kaybı, ihya ve muhafaza masraflarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince; 2004 sayılı İİK’nın 358. maddesine göre “Üçüncü şahıs, icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Bu surette eline bırakılan malların kendisine atfolunamayacak bir sebepten dolayı telef ve ziyaını ispat edemeyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tespit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir. Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, İcra Dairesinin bu baptaki talep ve kararlarına karşı İcra Mahkemesine, 16’ıncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler.” düzenlemesi gereğince; icra dairesinin işlem yapmakla yetkili olup, buna karşı da İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet yolunun açık olduğu, adli yargıda Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulen kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HMK’nun 362/1-c maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin görev, yetki ve mercii tayinine ilişkin hususları çözümler nitelikteki kararları kesin olup temyiz yoluna başvurulamayacağından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere görev, yetki ve mercii tayinine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.06.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.