Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/6954 E. 2007/8235 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6954
KARAR NO : 2007/8235
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak bilimsel yöntemle değerinin belirlenmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Aynı kamulaştırma nedeniyle aynı köydeki taşınmazların kamulaştırma bedellerinin tespiti için açılan ve karara bağlanıp Dairemizce incelenen Kütahya Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 2006/341 Esas (Dairenin 2007/5407E.) ve 2006/340 Esas (Dairenin 2007/6593.E.) sayılı dava dosyalarında dava konusu edilen taşınmazların değerinin belirlenmesinde münavebe ürünleri olarak buğday, şeker pancarı ve kuru fasülye üzerinden hesaplama yapılmış, sözü edilen taşınmazların 3.47 YTL. m2 değerde olduğu tespit edilip bunun üzerinden hüküm kurulmuş iken eldeki bu davada bilirkişi kurulunca münavebe ürünü olarak buğday ve şeker pancarının yanında kuru fasülye yerine münavebe ürünleri içinde net geliri en yüksek olan patates ürünü alınmak suretiyle dava konusu taşınmaza 7.667 YTL/m2 değer biçilmiş ve bu değer üzerinden hüküm kurulmuştur.
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan inceleme sonunda bilirkişi kurulunca 11. maddedeki esaslar doğrultusunda düzenlenen rapor ile tarafların ve bilirkişilerin beyanlarından yararlanılarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesi gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere aynı köyde ve aynı mevkide komşu taşınmazların bedelleri tespit edilirken münavebe ürünü olarak yörede ekilmesi mutad olan buğday ve şeker pancarının yanında kuru fasülye

esas alınıp buna göre hesaplama yapılmış iken; görülmekte olan bu davada bilirkişi kurulunca sözü edilen münavebe ürünlerinden kuru fasülye yerine özellikle net geliri yüksek olan patates ürününün hesaba katılması suretiyle yüksek değere ulaşılması, anılan yasa maddeleri hükmü karşısında adil ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmenin yapılmadığı sonucunu doğurmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında mahkemece bilirkişi kurulundan münavebe ürünü olarak buğday, şeker pancarı ve kuru fasülye üzerinden değerlendirme yapan ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.