Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12723 E. 2023/293 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12723
KARAR NO : 2023/293
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, kaçak eşyanın müsaderesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 26.12.2013 tarihi itibarıyla hüküm tarihine kadar 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık …’nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 11/01/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(KKD) (KKD)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, yerel mahkemenin 15/02/2022 tarihli mahkumiyete ilişkin kararından önce zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi doğru ise de, aynı dosyada yargılanarak mahkumiyetine karar verilen ancak hükmü temyiz etmeyen sanık … yönünden de yerel mahkemenin karar tarihinde dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi karşısında,

zamanaşımından düşürülmeye ilişkin kararın bu sanığa da 1412 sayılı CMUK’nun 325 inci maddesi uyarınca sirayetine karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 11.01.2023

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Gerek 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325.maddesi gerek ise 5271 sayılı CMK’nun 306. maddesinde düzenlenen sirayet kurumunun amacı, aynı hükümle cezalandırılan sanıklar hakkında birbiriyle çelişen kararlar verilmesinin ve temyiz yoluna başvurmayanlar aleyhine doğabilecek adaletsizliklerin önlenmesidir.
Yerel mahkemenin hükmünü verdiği tarih itibarıyla haklarında açılan kamu davasına ilişkin zamanaşımı dolan kişilerle ilgili olarak, haklarındaki hükümler temyiz edilen sanıklar yönünden temyiz incelemesi sırasında, yerel mahkemenin hüküm tarihinden önce dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle yapılacak bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer şeriklere sirayet edebileceği kabul edilmelidir.
Bu açıklama ışığında sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesi, sanık … hakkındaki mahkumiyete ilişkin karar tarihi itibarıyla asli zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
Sanıkların eylemlerine uyan suça ilişkin dava, 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır. Zamanaşımını kesen işlemlerden sonuncusu sanık … hakkındaki bozma öncesi verilen 26.12.2013 tarihli mahkûmiyet hükmüdür. Bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık asli zamanaşımı süresi, bozma kararından sonraki mahkumiyet kararının verildiği 15.02.2022 tarihi öncesinde tamamlanmış olup zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmamaktadır. Dolayısıyla yerel mahkemenin karar tarihi itibarıyla zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurum olan zamanaşımı hükümlerine yönelik aykırılıkların da sirayet kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla Dairemizce sanık … hakkındaki zamanaşımı nedeniyle düşme kararının hakkındaki hüküm temyiz edilmeyen ve birlikte suç işleyen sanık …’a da sirayeti gerekmektedir.
Bu itibarla, Dairemizin zamanaşımı nedeniyle düşme kararının 1412 CMUK’nun 325. maddesi uyarınca sanık …’a sirayetine, sanık … hakkındaki yerel mahkeme hükmünün Bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca Düşmesine karar verilmesi gerektiğinden bu yönüyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.11/01/2023