Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/5421 E. 2007/8137 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5421
KARAR NO : 2007/8137
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim giderini ödemeyen davalılar hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ın 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince lisansüstü eğitim yapmak amacıyla … Üniversitesine gönderildiğini, eğitiminde başarısız olması nedeniyle kaydının silinip üniversitelerine geri iade edildiğini, eğitime başlarken verilen yüklenme senedi ve kefalet senedi nedeniyle adlarına çıkarılan borcu ödememeleri üzerine haklarında icra takibi yapıldığını, itiraz ettiklerini,itirazlarının iptali ile %40’dan aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5535 Sayılı Yasanın uygulanması bakımından davacı Üniversitenin 18.01.2007 tarihli mahkemeye sunduğu yazıda, davalının anılan yasa hükmünden yararlanmak üzere üniversiteye başvurduğunu ve kuruma olan borcunun mecburi hizmete dönüştürüldüğü, davanın bu nedenle konusuz kaldığı, davanın açılmasına neden olan davalılardan mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin tahsili istenilmiş, mahkemece de bu doğrultuda karar verilerek mahkeme masrafları ve nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2547 Sayılı Yasanın 35. maddesine göre, yükseköğretim kurumları, kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçları için yurt içinde ve dışında, kalkınma plan, ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanları yetiştirecekler, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma

görevlisi kadroları, araştırma ve doktora çalışması yapmak üzere başka bir üniversiteye Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilecek, bu şekilde doktora ve tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlilik payesi olanlar, bu eğitimlerinin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine döneceklerdir. Yurtiçi ve yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yüksek öğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda olup, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere yüksek öğretim kurumlarında görev verilmeyecektir. Buna göre öğretim elemanı yetiştirilmek üzere başka bir üniversiteye kadrosu tahsis edilen öğrencilerin başarısız olmaları veya görevlerinden ayrılmaları halinde kendilerine yapılan ödemeleri geri ödeyeceklerine ilişkin hiçbir düzenleme yasada öngörülmemiş, ancak taraflar arasında sözleşme yapılmasını engelleyen bir hükme de yer verilmemiştir. Bu durumda davalı …’ın yüklenme ve kefalet senedi hükümlerine göre sorumluluğunun tespiti gerekeceği açıktır. Adı geçen yüklenme senedi bir bütün halinde incelendiğinde davalı hakkında senedin 7. maddesinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Anılan madde de ise “eğitimimi tamamlamadan döndüğüm veya başarılı olamadığım taktirde tarafıma yapılan masrafların tümünü altıncı maddede belirtilen usul ve şartlarla tahsil edilmesini…kabul ve taahhüt ederim” şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda davalının sorumlu olacağı kısım öğretim ve eğitim için yapılan masraflar olup, araştırma görevlisi kadrosunda olmanın karşılığı olan maaş ödemeleri bunun dışında kalmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davalıya maaş ödemeleri dışında herhangi bir masraf yapıldığı da anlaşılamamaktadır. Bu durumda 5535 Sayılı Yasa yürürlüğe girmemiş olsaydı bile davalılar hakkındaki davanın reddine karar verileceği anlaşıldığından, mahkeme masraflarının davacı üniversite üzerinde bırakılması ve vekalet ücretinden de davalıların sorumlu olmadığına karar vermesi gerekirken, aksi yönde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.