Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28288 E. 2023/603 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28288
KARAR NO : 2023/603
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kötü muamele

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 Tarihli ve 2015/652 Esas, 2016/86 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
A. Kötü muamele suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 57 nci maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına,
B. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 57 nci maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mağdurun soyut beyanı dışında dosyada delil bulunmadığı, gerekçede somut olguya nasıl varıldığına dair herhangi bir gerekçeye yer verilmediği belirtilerek beraat hükümleri kurulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı mağduru 01.01.2014 tarihinde evden kovup bu tarihten itibaren eve almadığı, 09.09.2014 tarihinde yine mağdurun kendisine ait eve gitmek istediği halde eve girmesine izin vermeyip “Seni balta ile öldürürüm, bu bağ benim, altı dönümlük tapulu arazilerinin beş dönümünü bana vereceksin, seni eve koymam, ayak bastırmam.” diyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanık suçlamayı reddetmektedir.
2. Mağdur aşamalarda sanığın kendisini eve almadığını ve tehdit ettiğini, bu sırada yanlarında kimsenin olmadığını beyan etmiştir.
3. Soruşturma aşamasında dinlenen ve sanığın mağduru eve almadığına dair beyanda bulunan tanıklar … Ve …’nin kovuşturma aşamasında dinlenilmedikleri tespit edilmiştir.
4. Dr. … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen heyet raporunda, sanık hakkında “atipik psikoz” tanısı konulduğu ve mevcut akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalktığı, 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
5. Yerel Mahkemece, “Dosya kapsamına göre” sanığın atılı suçları işlediği belirtilerek, alınan rapor uyarınca atılı suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tanıklar … ve … kovuşturma aşamasında dinlenilmeden, sanığın savunmasına neden itibar edilmediği, hangi beyana hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı açıklanmadan yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.