YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7071
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra öne sürüldüğü tespit edilmiştir.
Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2016/170 Esas, 2018/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/4463 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.06.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verildiğine,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Hüküm kurulurken haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
1.Sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürme suçuna vücut verdiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın 20.08.2011 tarihinde sanığın kardeşi olan ……,’u bıçakla yaralamasından ötürü taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, katılanın bu yaralama olayından hemen sonra
… ilinden ayrılarak … ilinde yaşamaya başladığı, olaydan 3 gün evvel suç yeri olan …’ya geri dönerek babasının pazar yerinde bulunan biber tezgahında çalışarak ona yardım ettiği, katılanın beyanında da belirtildiği üzere sanığın olay günü gündüz saatlerinde katılanın tezgahına gidip onunla biber sormak bahanesi ile konuştuğu, katılanın tezgahını kapatıp yaya olarak ikametine döndüğü akşam saatlerinde sanığın soruşturma kapsamında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyerek haklarında tefrik kararı verilen şahıslar ile birlikte katılanın peşine düşerek saldırdıkları, sanığın; ”Benim kardeşime nasıl vurdun?” diye bağırdığı ve katılanı sağ meme üstü, sol uyluk, kalça ve karaciğerinden toplam 17 bıçak darbesiyle hayatî tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde yaraladığı, olay yeri yakınında bulunan bir ikametten bir şahsın; ”Adam öldürüyorlar!” diye bağırması üzerine katılanı yaralı vaziyette bırakarak meçhul kişilerle birlikte kaçtığı tespit edilmiştir.
Tasarlama yönünden; sanığın, kardeşini bıçaklayan katılanı öldürmeye karar verdiği, katılanın …’dan … iline geldiğini öğrenip iş çıkışı da takip etmek suretiyle yanındaki kimliği bu aşamaya dek tespit olunamayan şahıslarla beraber önceden temin ettiği anlaşılan bıçak ile hayati bölgelerinden iç organ yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürme suçuna vücut verdiği belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; sanığın kardeşi olan…’un katılanın silahlı saldırısı nedeniyle duyu ve organlarından birisinin işlev yitimine sebep olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla haksız tahrik teşkil eden eylemin niteliği ve aradan geçen süre de gözetilerek sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/2) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, olay tarihinde suç yerinde olduğunu dahi kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalarda farklılık gösterip özü değişmeyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) … Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 26.10.2015 tarihli raporda; ”Sol kalça ve uylukta 6 adet cilt-cilt altı kesiler, sağ kalça ve uylukta 5 adet, sağ göğüs üst kısımda 2 adet cilt-cilt altı kesi bulunduğu,”
b) … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından tanzim olunan 24/11/2015 tarih raporda; ”Sağ kalça ve uylukta 5 adet, sol kalça ve uylukta 6 adet, toraksta 2 adet, sol orta koltuk altında, sağ meme başında kesici delici alet yarası mevcut olduğu, toraks BT’ de sağ sıvama tarzı pnömotoraks saptandığı, sağ meme başında tariflenen ve pnömotoraks oluşturan yaranın, yaşamsal tehlike oluşturduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,”
c) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.01.2017 tarihli raporda; ”Sağ meme başında tariflenen ve pnömotoraksa neden olan yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı; kişide sol uyluk ve kalçasındaki 6 adet yarasından en az birinin sol isciorectal fossaya uzandığı ve batına nafiz olarak kabul edildiği yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı; karaciğer ön yüzde hava dansiteleri izlendiği ancak gönderilen tıbbi belgeler incelendiğinde hangi yaranın sonucu oluştuğunun tespit edilemediği cihetle kişideki yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişideki diğer yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,”
Görüşlerini içerir adli tıp raporları dava dosyasına eklenmiştir.
5. Katılanın ibraz ettiği CD’ye ilişkin çözüm ve fotoğraf karşılaştırmasının bulunduğu 10.06.2016 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasına eklenmiştir.
6. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında mevcuttur.
7. … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nün 10.11.2015 ve 15.06.2016 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.
8. Sanık …’in olay tarihinde aktif olan cep telefonu hattına ilişkin iletişimin tespiti kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın 20.08.2011 tarihinde sanığın kardeşi…’u kasten yaralama eyleminden dolayı 9 yıl hapis cezasına mahkûm olduğu, bu nedenle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü saat 19:40 sıralarında katılanın ikametinin bulunduğu mahalleye iş çıkışı geldikten sonra sokak içerisinde 4 kişinin kendisine bıçakla saldırarak 6 adedi yaşamsal tehlike oluşturacak nitelikte, toplam 17 bıçak darbesi ile yaraladıkları, katılanın 28.10.2015 tarihli hastanede alınan ilk ifadesinde; “Olayı gerçekleştiren şahısları tanımadığını, iki şahsı görse tanıyacağını, kimse ile husumetinin olmadığını söylediği, 24.11.2015 tarihli kolluk ek ifadesinde ise, kendisini yaralayan 4 kişiden 3 ünü tanıdığını, diğerini tanımadığını, teşhis de edemeyeceğini, geçen zaman zarfında facebook isimli sosyal medya paylaşım programı üzerinden elde ettiği bir kısım fotoğrafları inceleyerek kendisini bıçaklayan şahısları tespit ettiğini ve bu şahıslara ait fotoğrafların çıktısını alarak karakola geldiğini, bu üç şahıstan birinin adının … olduğunu, diğerinin … olduğunu, diğerinin de Rıdvan isimli soyadını bilmediği şahsın olduğunu söylediği, ilk derece mahkemesince katılanın ibraz ettiği dosyada mevcut CD’de kayıtlı sosyal medyadan alınan fotoğraflar ve sanığın teşhis için çektirilen fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 10.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; ”Tanı fotoğrafları ile katılanın ibraz ettiği
fotoğraflardaki şahsın … olduğu” tespit edildiği, ayrıca katılanın yargılama aşamasında da sanığı canlı olarak teşhis ettiği, her ne kadar sanık olayın olduğu tarihte … Mahallesinde bulunan tüpçü olarak faaliyet gösteren iş yerinde olduğunu, iş yerini saat 21:00’de kapattığını savunmuş ise de, sanığın olay tarihinde aktif olan 0534 (…) (…) (…) numaralı telefonun 26.10.2015 tarihinde, saat 19:41:49’da suçun işlendiği Fatih Mahallesinden sinyal bilgilerinin tespit edildiği, sanığın ikametgahı ile iş yeri arasındaki yol güzergahının olay yerinden geçmediği, bu suretle sanığın olay tarihinde ve saatinde olay yerinde olduğunun tespit edildiği, aradaki husumet, öldürücü vasıftaki bıçak kullanılması, darbelerin sayısı, hedef alınan bölgeler gözetildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği, bu suretle sanığın katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden; sanığın eylemini katılanın sanığın kardeşini neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamasından kaynaklandığı, bu durumun sanık lehine haksız tahrik oluşturduğu, haksız tahrik oranının belirlenmesinde aradan geçen sürenin de dikkate alınması gerektiği kanaatine varılarak sanığın cezasından (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Sanık Hakkında Eksik İnceleme İle Mahkûmiyet Kararı Verildiğine
Katılanın, aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanık tarafından eylemin gerçekleştirildiğini belirtmesi, sanığın aktif kullandığı cep telefonunun olay anında suç yerinde sinyal vermesi, alınan bilirkişi raporuna göre katılanın ibraz ettiği dosyada mevcut CD’de kayıtlı sosyal medyadan alınan fotoğraflar ve sanığın teşhis için çektirilen fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 10.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, tanı fotoğrafları ile katılanın ibraz ettiği fotoğraflardaki şahsın … olduğunun tespit edilmesi, ayrıca katılanın yargılama aşamasında da sanığı canlı olarak teşhis etmesi, düzenlenen adli tıp raporları karşısında dosyanın tekemmül ettirildiği ve eylemin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kast
Aralarında önceye dayalı husumet mevcut olan sanığın, katılanı bıçakla, vücudunun çeşitli yerlerinden 6 tanesi öldürücü nitelikte olmak üzere yaraladığı, olay yeri yakınında oturan bir şahsın olayı fark ederek; ”Adam öldürüyorlar!” diye bağırması üzerine eylemin son bulduğu, suçta kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve darbe sayısı, engel hal bulunması bir bütün hâlde göz önüne alındığı vakit, suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline yöneldiği kabulüne varılmasının lazım geldiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrike Yönelik
Sanığın kardeşi olan…’un katılan tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı nedeniyle duyu ve organlarından birisinin işlev yitimine sebep olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, haksız tahrik teşkil eden eylemin niteliği ve geçen süre de gözetilerek sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği tespit edilmiş olup mahkemenin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Tasarlama yönünden yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suçun tasarlanarak işlendiğine dair dosya kapsamında maddi delil mevcut olmadığından sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının tasarlayarak öldürmeye yönelik olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1- Katılan vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine,
2- Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/4463 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.