YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11054
KARAR NO : 2007/358
KARAR TARİHİ : 29.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazlar üzerinde idare adına irtifak hakkının tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu karar vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 15.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulması gerekir. Somut olayda değerlendirmede 2005 yılı verilerinin esas alınması gerekirken bilirkişilerin bu verilerin henüz belirlenmediği gerekçesi ile 2004 yılı verilerine göre değerlendirme yapan raporları esas alınarak (karar tarihi dikkate alındığında 2005 yılı verilerinin belirlenmiş olacağı da gözardı edilip veriler getirtilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan) hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Dava konusu taşınmazların değerlendirilmesinde esas alınan resmî veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan masrafların faiz karşılığı ve genel idarî giderler düşülmeden hesaplama yapılmak suretiyle üretim giderleri yüksek alınarak taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasında, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) tespitinde, taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (akaryakıt boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb) ve konumu gözönünde bulundurulur. Buna göre hesaplanacak değer düşüklüğü oranı, (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum sözkonusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamaz. Somut olayda, davalılar adına kayıtlı olan arazi niteliğindeki 11550 m2 yüzölçümlü 135 parsel nolu taşınmazın 416,59 m2’lik kısmında davacı idare lehine irtifak hakkı kurulmuş bulunduğuna göre, bu taşınmaz malda irtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer düşüklüğü oranının %1,2 olması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Dava konusu taşınmazların tapu kaydına göre 2300 m2’si üzerinde dava tarihinden önce TEK lehine daimi irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmış olup, bu durumdan kaynaklanan olumsuz etkinin taşınmazların değerinde düşüklüğe neden olması kaçınılmaz olduğu halde taşınmazların belirlenen değerinden makul bir oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan açıklanan hususlara uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.