YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6318
KARAR NO : 2022/8156
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : SAKARYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 13/12/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili gelmedi. Temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan annesi…..’ın 153 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını, devrin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakanın sağlığında tüm çocuklarına eşit bir şekilde yaklaştığını, kendine olduğu gibi, davacı ve dava dışı diğer kardeşlere de kazandırmalarda bulunduğunu, bu doğrultuda diğer mirasçılara verilecek taşınmazların bu kişilerin talepleri doğrultusunda davacının eşi … ’a devredildiğini, …’in de taşınmazları dava dışı … …. ve …’e devrettiğini, taşınmazların … ve ….’a satışından önce kendisi dışındaki diğer tüm mirasçıların tasarrufunda olduğunu, temlikin paylaştırma amacıyla yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın taşınmazını satmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kaldırma Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26/05/2021 tarihli ve 2021/518 Esas, 2021/696 Karar sayılı kararıyla; dava değeri üzerinden hesaplanacak peşin harcın tamamlattırılması, harç tamamlanmadığı takdirde davaya devam olunamayacağının bildirilmesi,gösterilen süre içerisinde eksik harç tamamlandığı takdirde talebin esasının incelenmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken bu yönde bir işlem yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı,kabule göre de, şahsiyetin ölümle son bulacağı dikkate alınarak dava konusu payın, mirasbırakanın tüm mirasçıları adına miras payları oranında tesciline ve kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde ölü kişi adına (mirasbırakan) ve davalı adına da tescile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince,iddianın ispatlandığı, temlikin bedelsiz olarak mal kaçırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karara Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davalı …’in mirasbırakandan temlik aldığı paylar dışındaki diğer payları yönünden de iptal-tescil hükmü kurulduğunu, davacının miras payı oranı üzerinden vekalet ücretine ve nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değeri üzerinden fazla vekalet ücreti ve nispi karar harcına hükmedildiğini, taşınmaz üzerindeki ağaçlar ve evin mirasbırakana ait olmadığını, bu nedenle ev ve ağaçların değerinin dava değeri belirlenirken göz önüne alınması gerektiğini, davacının talebinin, tapu iptali ile tüm mirasçılar adına tescil isteğine ilişkin olduğunu, bu nedenle Mahkemece davacı tarafa diğer mirasçıların muvafakatini almak veya terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiğini, ancak davacı tarafça anılan eksikliklerin yerine getirilmediğini, bu durumda Mahkemece aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mirasbırakanın 6 adet taşınmazı olup, bunlardan sadece bir tanesini üçüncü kişiye sattığını, kalan taşınmazlarından da 86 parsel sayılı taşınmazı üzerinde bırakıp, diğer taşınmazlarını evlatları arasında paylaştırma iradesiyle önce dava konusu taşınmazdaki 1/3 payını davalıya devrettiğini, diğer mirasçılara verilecek taşınmazların bu kişilerin talepleri doğrultusunda davacının eşi …’a devredildiğini, … tarafından da bu taşınmazların … ve …. isimli kişilere satıldığını,satış tarihine kadar da taşınmazların diğer mirasçılar tarafından kullanıldığını, yapılan paylaşımın adil ve hak dengesini gözetir şekilde olduğunu, ölümüne dek mirasbırakanın tüm bakım ve gözetiminin davalı oğlu … ve eşi tarafından yapıldığını, bu nedenle de, mirasbırakanın minnet duygusuyla davalıya devrettiği payın değerinin, diğer mirasçılara oranla biraz daha fazla olduğunu, davacı tanığı …’ın temlik tarihinde 6 yaşında olduğunu,bu nedenle bu tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceğini,tanık beyanları ile de temlikin paylaştırma amacıyla yapıldığının ispat edildiğini, eldeki davanın mirasbırakın ölümünden 16 yıl sonra, dava konusu taşınmazın değer kazanması nedeniyle kötü niyetli olarak açıldığını, davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
6. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28/06/2022 tarihli, 2022/268 Esas, 2022/1015 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın temlik dışı başka taşınmazının olduğu, davalı dışındaki diğer mirasçılara da kazandırmalarda bulunduğu, TMK’nın 6. ve 6100 sayılı HMK’nin 190.maddeleri gereğince temlikin mal kaçırmak amacıyla yapıldığının davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça satış bedelinin ödenmediğinin ikrar edildiğini, davalı tanıklarınca da taşınmaz için bedel ödenmediğinin beyan edildiğini, mirasbırakan tarafından tüm mirasçıları kapsar ve hak dengesini gözetir bir paylaştırma yapılmadığını, davalının, davacının eşi … Çalışkan’a mirasbırakan tarafından taksim gereği devredildiğini iddia ettiği taşınmazlar yönünden muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığını, Mahkeme huzurunda dava dışı diğer kardeşlerin de mirasbırakandan taksim gereğince bir hak almadıklarını beyan ettiklerini, davalının paylaştırma savunmasının soyut olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.2.2. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre Bölge Adliye Mahkemesince kararın (IV./6.) no.lu paragrafında yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 13.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.