Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18911 E. 2023/153 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18911
KARAR NO : 2023/153
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.10.2009 tarihli ve 2009/31626 Esas sayılı iddinamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin iki ve üçüncü fıkraları, 43, 53 ve aynı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemli Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmıştır.

2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi 06.03.2012 tarih, 2009/358 Esas ve 2012/57 Karar sayılı ilamı ile sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, diğer suçtan 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2013 tarih, 14-2012/190146 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suçun toplanan delillere göre sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, iddianame, mütalaa ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına bu çelişkinin hükümde karışıklığa neden olduğuna vesaire ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesi; ” Sanık …’nin müşteki …’i fuhuş yapması için teşvik ettiği, telefonla müşteri bulduğu, yer temin ettiği, bunun karşılığı …’in fuhuş yaptığı kişilerden aldığı paranın bir kısmının sanığa verdiği, olay günü; sanığın tanık R.Y.’nin müşteki … ile fuhuş yapmasına aracılık sağladıktan sonra görevli memurlarca sanığın yakalandığı, diğer Sanık …’ın … Sok No:14 adresinde bulunan evde belli bir ücret karşılığı müşteki …’in fuhuş yapmasını sağlamak suretiyle fuhuş yapılmasına yer temin ettiği, bu sanığa müşterilerin hacı anne diyerek hitap ettikleri, sanık …’nin fuhuşa teşvik ettiği …’in …’ın evinde müşteriler ile fuhuş yapmasını sağlanmasının herhangi bir şikayette ve baskında yakalanmamak için bu şekilde eylemini gerçekleştirdiği,

2. Katılan … sanık …’nin yeğeni olduğu bu kişininde eşi … ile aralarında … nın çalışmak için evden uzun süre ayrı kalması ve …’ında evde küçük kızı ile yalnız kalırken gece başkalarının evine gelmesi ve kendisinin başka yerlere gitmesi nedeniyle fuhuş yaptığı iddiası ile karı koca arasının açık olduğu ve müşterek kızları …’yı boşanma sonucu velayeti konusunda menfaat çatışması bulunduğu,

3. …’nın kendisini aldattığını ve bu hususu eşinin dayısı olan …
…’ın söylemesi hatta …’nın yakınlarının bu hususu …’ya doğrulaması üzerine … eşi … ile boşanmaya karar verdiği, … da dayısı olan …’ın … ile gayri resmi yaşaması ve bu kadını fuhuş yaptırdığından dolayı, bu kadını …’dan kurtarmak gerekirse birlikte hareket etmek için dayısı ile bu konuda menfaat çatışmasına girdiği, …’ında öz yeğeni …’nın …’a kanca atması nedeniyle aralarında doğan bu menfaat çatışmasında …’ya öz yeğeni …’nın gayri meşru yaşadığını belirterek, aralarındaki boşanma davasında …’nın lehine tanıklık yapacağını bildirmesi üzerine, …’nın bu olaya sinirlendiği ve …’ı küçük kızı ile ilgili tehdit ettiği ve mağdure …’nın büyük dayısı olan …’ın olay tarihinde 9 yaşında olan …’yı birden çok kez poposunu okşadığı ve ellediği, dudaklarından öptüğü, eli ile cinsel organını ve poposunu okşadığı, kendi cinsel organını ellettiği, televizyonda porno film izlettiği, parmağını mağdurenin cinsel organına ve poposuna soktuğu ve mağdurenin bunu annesine ve çevresine anlatmaması için “Sakın bunları kimseye anlatma yoksa beni hapse atarlar ve döverler” şeklinde korkuttuğu şeklinde suçlaması ile ilgili sanık … hakkında çocuğa zincirleme cinsel istismardan kamu davası açıldığı,

4. Küçük mağdure bu olayı sanık …’ın evinde iken ve …’ın kızı ile aynı odada yatarken gece annesi ve yengesi olmadan …’ın yaptığını, gece gelen yengesi TV de porno olduğu için …’la tartıştığını belirttiği, ancak talimatla alınan ifadesinde bu hususu önce doğrulamadığı, hatta babası …’nın talimatla ifadesi alınana kadar kızının cinsel istismara maruz kaldığına dair iddia ile ilgili bilgisi olmadığı gibi, iddianamede belirtilen hususlar ve küçük mağdurenin hazırlıktaki beyanı okununca mağdure beyanlar doğrudur diyerek bir bakıma önceki verdiği beyanlarda yanlışlık olduğu takdirde suçlanacağı korkusu ile beyanını doğruladığı, halbuki, başından böyle bir olay geçse unutması mümkün olmadığı gibi, sanığında olmadığı uzun süre geçen zamanda hatırladıklarını rahatça anlatabileceği, ayrıca annesi …’nın mahkemede alınan beyanında böyle bir olay olduğunu kızından duyduğunu, ancak … boşanma davasında aleyhe tanıklık yapmasa bu durumu bildirmeyeceğini, şikayetçi olmayacağını belirttiği, kısaca küçük mağdurun başından böyle bir olay geçtiğinde bunu bilen bir annenin bu olayı direkman Savcılığa şikayet edebileceği, mağdurun velayeti konusunun bu olaydan daha vahim olmayacağı, oysa müşteki…’ye velayetin kendisine verilsin diye dayısı …’ın eşinin lehine tanıklık yaptığını duyunca yapması halinde sözde dayısının kızına yaptığı cinsel saldırıyı şikayet edeceği hususunun hayatın olağan akışına ters düştüğü, yani böyle bir olay olmuş olsa normal bir annenin bunu herhangi bir husumet konusu olmasa dahi hemen şikayete konu edeceği, dolayısı ile sanık …’ın kendi öz kızı yanında mağdure …’ya cinsel istismarda bulunmasının akıl ve mantığa uygun olmadığı gibi, mağdurenin hazırlık ve mahkemedeki anlatımlarının tutarsızlığı, annesinin sanık … ile menfaat uyuşmazlığı ve mağdurenin babaya verilmemesi için yapılan haksız suçlama olması kuvvetle muhtemel olduğundan sanık …’ın …’ya karşı zincirleme çocuğa karşı cinsel istismar suçundan iddia dışında delil olmadığından beraatine, müşteki … beyanı, tanık … beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar … ve …’ın bir kimseyi fuhuş yapıp,

aracı olma ve yer temin ederek menfaat elde etme suçu işledikleri anlaşıldığından aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına, sanık …’ın suç işleme eğilimi nazara alınarak hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanık …’ın sabıkasız oluşu nazara alınarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanık hakkındaki hükümleri tesis etmiştir.

IV.GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanığa isnat edilen fuhuş suçunun 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenip, ön görülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu,

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.03.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) harfli alt başlık altında açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2012 tarihli ve 2009/358 Esas, 2012/57 Karar sayılı kararında mağdure Melisa vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) harfli alt başlık altında açıklanan nedenle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2012 tarihli ve 2009/358 Esas, 2012/57 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.