YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15
KARAR NO : 2023/399
KARAR TARİHİ : 10.02.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine
Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak birden fazla kişi ile tehditte bulunmak, basit yaralama, mala zarar verme ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 06.01.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile 15 yıl 73 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’ın bu cezasının Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, avukatı ile telefonda görüşme hakkına yönelik talebinin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 25.04.2022 tarihli ve 2022/917 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Gebze İnfaz Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/1611 Esas, 2022/1660 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair merci Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/538 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 94660652-105-41-22935-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve 2022/139813 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve 2022/139813 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, çözümlenmesi gereken hususun, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün müdafiî ile telefonda görüşme hakkının bulunup bulunmadığı olduğu gözetilerek yapılan incelemede,
13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte olan “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” kenar başlıklı 66 ncı maddesinin bir numaralı fıkrası şöyledir:
“Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, tüzükte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.”
5275 sayılı Kanun’un “Avukat ve noterle görüşme hakkı” kenar başlıklı 59 uncu maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.
(2) Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır.
(3) Avukatlar, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamazlar.”
5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” kenar başlıklı 68 inci maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve
telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
…
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.”
5275 sayılı Kanun’un “Tutukluların yükümlülükleri” kenar başlıklı 116 ncı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Bu Kanun’un; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları,.. avukat ve noterle görüşme hakkı… internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı,… ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar,… konularında 66 ilâ 76 ncı maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.”
5275 sayılı Kanun’un “Tutukluların hakları” kenar başlıklı 114 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz.”
İnfaz tüzüğünün “Telefonla görüşme hakkı” kenar başlıklı 88 inci maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.
(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:
a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır,
…
e) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir,
f) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Ancak tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler onbeş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile görüşebilir,
g) Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhâl kesilir. Bu hâlde hükümlü hakkında adlî veya idarî soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır”
5275 sayılı Kanun’un “Kısıtlayıcı önlemler” kenar başlıklı 115 inci maddesinde yer alan, ” (1) Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince aşağıdaki tedbirler
uygulanabilir: a) Tutuklunun tek başına, sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi. b) Belirli süre ile dışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin kısıtlanması..” şeklindeki,
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74/1. maddesinde yer alan ”Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 42 nci maddesinde yer alan ” (1) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır. (2) Bu cezayı gerektiren eylemler şunlardır: f) (Ek:14/4/2020-7242/24 md.) Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca;
Dosya kapsamına göre; her ne kadar Gebze İnfaz Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında yürütülen birden fazla soruşturma ve kovuşturma dosyası olduğu ve başka suçlardan da tutuklu olduğu, bu sebeple avukatına sıklıkla danışma ihtiyacı olabileceği şeklindeki gerekçe ile şikayetin kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair karar verilmiş ise de;
İnceleme konusu dosyada, …’ın, suç örgütlerinin isimlerini kullanarak birden fazla kişi ile tehditte bulunmak, basit yaralama, mala zarar verme ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 06.01.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile 15 yıl 73 ay 15 gün hapis cezası ile Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü statüsü ile bulunduğu gözetilmeden, Hâkimlik tarafından inceleme konusunun dışına çıkılıp başka suçlardan da tutuklu olduğu yönünde değerlendirme yapılarak karar verilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
5275 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinde hükümlülerin telefonla haberleşme hakkının açıkça düzenlendiği ancak bu hakkın esaslarının tüzük ile belirleneceğinin hüküm altına alındığı, bir başka ifade ile hükümlülerin telefon ile görüşmesi bir hak olarak tanımlanmakla birlikte kimler ile telefon vasıtasıyla görüşme sağlayabileceğinin ve görüşme şartlarının idarenin takdir yetkisi kapsamında düzenlenmesinin hüküm altına alındığı, ilgili İnfaz tüzüğünde ise anılan yetki bağlamında yapılan düzenleme ile hükümlülerin telefonla görüşebileceği kişilerin eş, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlar ile vasi olarak sayıldığı ve avukat ile telefonla görüşmenin öngörülmediği, bu bağlamda yukarıda tutuklular yönünden tespit edilen ek güvencenin hükümlüleri kapsamadığı, hükümlülerin avukat ve müdafi ile telefon vasıtasıyla görüşme hakkının kural olarak mevcut olmadığı,
Bununla birlikte, telefonla görüşme hakkının kapsamına ilişkin tutuklu ve hükümlüler yönünden farklı düzenlemeler öngörülmesinin hükümlü ile tutuklunun hukuk karşısındaki statülerinin farklı olması, diğer bir ifadeyle hükümlü hakkında kesinleşen ceza mahkûmiyetinin infazı aşamasına geçilmiş olmasına karşın tutuklunun yargılamasının devam ediyor olması gözetildiğinde demokratik toplum gereklerine uygun olmadığının söylenemeyeceği, 5275 sayılı Kanun’un 114/5. maddesinde yer alan düzenlemenin tutukluların müdafii ile görüşmelerine yönelik ek bir güvence sağladığı ve sadece tutukluları kapsadığı,
kanunda açık bir düzenleme yer almaması sebebiyle hükümlülerin bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı,
Öte yandan, anılan mevzuatta hükümlünün avukatıyla telefonla görüşme hakkı olduğuna dair bir düzenleme olmamakla birlikte yukarıda belirtilen mevzuata göre tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde avukat ile hükümlünün yüz yüze görüşebileceği, ayrıca mektup, faks gibi yollarla avukatıyla iletişim kurmasının mümkün olduğu gözetildiğinde hükümlülere avukat ile telefonla görüşme hakkının tanınmamasının haberleşme hürriyetini tamamen ortadan kaldıracak boyutta olmadığı, diğer haberleşme yollarının avukat ile hükümlü arasındaki iletişimin sağlanması açısından yeterli olduğu,
Bu bağlamda, ceza infaz kurumunda kalan hükümlülerin telefonla görüşme hakkının, görüşülebilecek kişiler yönünden, bu konuda idareye tanınan takdir yetkisi de dikkate alındığında, sınırlandırılmasının mümkün olduğu, ayrıca, hükümlülerin haberleşme hürriyeti hakkının sınırlanması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğu, somut olayda Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün avukatıyla yüz yüze görüşme, mektup, faks ve benzeri yöntemlerle iletişim kuramadığı ya da bu iletişim yollarının yeterli olmadığı yönünde bir iddiasının olmadığı da dikkate alındığında, hükümlünün avukatı ile savunması hakkında telefonda görüşebileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla, bu yönden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesine göre;
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindedir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 66 ncı maddesinde hükümlülerin telefonla haberleşme hakkı düzenlenmiş olup, buna göre;
(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.
(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık (Ek ibare 14.04.2020 – 7242 S.K./33. md) veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait
telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.
(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.
3. 5275 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinde hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı düzenlenmiş olup, buna göre;
(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.
4. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesinde telefonla görüşme hakkı düzenlenmiş olup, buna göre;
(1) Kapalı kuramlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.
(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:
a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlanndan yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kuramım uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır.
b) Disiplin cezalan olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıklan veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez.
c) Açık ve kapalı kuramlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kurama ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılır. Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.
….
d) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir.
e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kuramda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir.
t) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık karan ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir.
g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kuramlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine aynca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir.
ğ) Terör ve çıkar amaçtı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kumlu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir.
h) Tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler on beş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile sadece sesli olarak görüşebilir.
ı) Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhal kesilir. Bu hâlde hükümlü hakkında adli veya idari soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır.
j) Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkum olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz.
j) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve on beş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşebilir.
….
l) Hükümlü bu maddede belirtilen telefonla görüşme hakkını kullanabilmek için “Telefon Görüşme Formu” doldurur. Bu formda; telefon görüşmesi yapmak istediği kişiler ve bunlarla olan yakınlık derecesini, görüşme yapmak istediği sabit, cep telefon numaraları ile yurtdışı telefon numarasını, telefon görüşmesi yapacağı yakınlarının açık adreslerini belirtir ve gerekli belgeler eklendikten soma idareye verir. İdare gerekli gördüğü takdirde gideri hükümlüden alınmak koşuluyla formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırabiîir. Telefon görüşme formunda yer alan bilgilerde değişiklik olması hâlinde hükümlü yeni bir form düzenleyerek idareye bildirir. Hükümlü tarafından formda gösterilmemiş olan kişilerle telefon görüşmesi yaptırılmaz.
m) Hükümlünün formda belirttiği bilgiler ve varsa değişiklikler deftere veya sisteme kaydedilir. Bu deftere veya sisteme, ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası olup olmadığı ve varsa hücreye koyma cezasının infazına başlanıp başlanmadığı yazılır. Defter, bu işle görevlendirilmiş ikinci müdürün kontrolünde
güvenlik ve gözetim servisi tarafından tutulur. Defterin sayfalan numaralanır ve mühürlenir, kaç sayfadan ibaret olduğu kurum müdürü tarafından tasdik olunur. Defterler, her an denetime hazır hâlde bulundurulur.
n) Telefonla konuşmak isteyen hükümlüler, “Telefon Görüşme İstek Formu” doldurarak idareye verir. Bu formlar, hükümlü telefon görüşme defteri ile karşılaştırılır. Telefonla görüşmeye engel hâlleri bulunmayan hükümlülerin isim listesi bu işle görevli ikinci müdür tarafından kontrol ve tasdik edilerek infaz ve koruma başmemurluğuna verilir. Müdürü bulunmayan kummlarda bu işlem infaz ve koruma başmemuru tarafından yapılır. Telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün bu görüşmeyi yapmasına engel bir hâli bulunması hâlinde bunun sebepleri gerekçelendirilmek suretiyle tutanağa yazılır ve bu tutanağın içeriği hükümlüye bildirilerek dosyasına konulur,
o) Konuşma sırası gelen hükümlünün, kurum içindeki tehlike!ilik durumu da dikkate alınarak, gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle telefon görüşmesi yapılacak yere getirilerek veya teknik alt yapının kurulu olduğu kuramlarda belirlenen yerde görüştürülür. Hükümlü, öncelikle konuşmasına kendi adını ve soyadını söyleyerek başlar. Görüştüğü karşıdaki kişiye, adını, soyadını ve telefon numarasını tekrar etmesini isteyerek konuşmasına devam eder. Bu işlemin yapılması zorunlu olup, konuşma bittikten sonra, “Telefon Görüşme İstek Formu”nun konuşmanın yapıldığına ilişkin bölümü doldurulur, konuşmayı yapan hükümlü ve görevli memur tarafından imzalanır. Bu formdaki bilgiler, deftere kaydedilmek üzere güvenlik ve gözetim servisine verilir.
ö) Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz.
….
(3) Kapalı kuramlarda bulunan hükümlülerin, hu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır.
(4) Açık kuramlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla sesli veya görüntülü olarak serbestçe görüşme yapabilirler. Çocuk hükümlülerin telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez.
(5) Hükümlüler, açık vc kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarım bulunduramaz ve kullanamaz.
(6) Hükümlülere tanınan telefonla görüşme hakkı;
a) Genel ve kısmi aramalar sırasında,
b) Yemek dağıtım saatlerinde,
c) Kurum asayiş ve güvenliğini bozucu her türlü bireysel veya toplu olaylar sırasında,
kullandırılmaz.
5. 5275 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesine göre;
“Bu Kanun’un; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları,.. avukat ve noterle görüşme hakkı… internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı,… ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar,… konularında 65 ilâ 76 ncı maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.”
5275 sayılı Kanun’un “Tutukluların hakları” kenar başlıklı 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre;
“Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz.”
Hükümlülerin telefonla haberleşme hakkı ile ilgili bu düzenlemelerin dışında tutkuluların telefonla haberleşme hakkı ile ilgili ayrı bir düzenlemenin bulunduğu buna göre; 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre; Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi koşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular telefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde bir ve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere faydalanabilirler.
6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 114 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre; Tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir.
7. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 115 inci maddesine göre; Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinın güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince belirli süre ile dışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin kısıtlanması tedbirinin uygulanabileceği öngörülmüştür.
8. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alman Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 114 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 115 inci maddesi birlikte değerlendirildiğinde, telefonla haberleşme hakkı ve bunun kısıtlanması ile ilgili tutuklular ile ilgili ayrı bir düzenlemenin bulunduğu, bu düzenlemelere göre tutukluların telefonla haberleşme hakkının şartları gerçekleştiğinde soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabileceği, idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı görülmektedir.
9. 5275 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinde hükümlülerin telefonla haberleşme hakkının açıkça düzenlendiği ancak bu hakkın kullanımına ilişkin esas ve usullerin yönetmelik ile belirleneceğinin hüküm altına alındığı, konu ile ilgili Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesinde kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin telefonla görüşebileceği kişilerin sınırlı olarak eş, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlar ile vasisi olarak sayıldığı, hükümlülerin avukatları ile telefonla görüşme hakları bulunduğuna ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasıyla tutukluların müdafii ile haberleşmesine ilişkin getirilen ve tutukluların savunma haklarını kullanmalarının kolaylaştırılmasına yönelik olduğu değerlendirilen ek güvencenin hukuki açıdan statüsü farklı olan
hükümlüler hakkında da uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma talebi incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.05.2022 tarihli ve 2022/538 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2023 tarihinde karar verildi.