YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4998
KARAR NO : 2023/365
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz talebi süresinden sonra ise de; sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/176 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3488 Esas, 2020/3307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık ve müdafiinin başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz dilekçelerinin 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi uyarınca hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedeni içermemesi nedeniyle temyiz istemlerinin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi özetle;
Verilen cezayı kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Eşkal ve adres bilgileri verilerek yapılan ihbar üzerine, ihbara konu …. İlçesi …. Mahallesi, …. sokak üzerinde yapılan fiziki takipte, kimliği sonradan tespit edilen verilen eşkal bilgilerine uygun sanığın yanına gelen tanık Ardalan ile arasındaki para ve madde alışverişinin net şekilde görülmesi üzerine, şahıslara müdahale edildiğinde, tanığın satın aldığı görülen daralı 0,4 gram eroini yere attığı; sanığın kaba üst aramasında 15 USD ve daralı 0,6 gram eroinin ele geçtiği, kovuşturma aşamasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, satış yapılan yerin okula 90,15 metre yürüme mesafesinde olduğunun tespit edildiği olayda; fiziki takip tutanağının içeriği, tanık….’ın kollukta alınan beyanı ve tutanak mümzii …’in kovuşturma aşamasındaki tanık beyanı,
uyuşturucu maddelerin içeriğine ilişkin uzmanlık raporu ile mesafe tespitine ilişkin bilirkişi raporunun içeriği dikkate alındığında, sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu, uyuşturucu maddenin eroin olması ve satışın okula iki yüz metreden yakın mesafede yapılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulandığı, temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki kriterler ve birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle aşağı hadden uzaklaşılarak belirlendiği gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın süresindeki 25/12/2020 tarihli temyiz isteminde yer alan “…cezayı kabul etmiyorum.” şeklindeki ifadenin, hukukî bir temyiz nedeni olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Eşkal ve adres bilgileri verilerek yapılan ihbar üzerine, yapılan fiziki takipte, kimliği sonradan tespit edilen sanığın, yanına gelen tanık Ardalan ile arasındaki para ve madde alışverişinin açıkça görülmesi üzerine, şahıslara müdahale edildiğinde, tanığın daralı 0,4 gram eroini yere attığı; sanığın kaba üst aramasında 15 USD ve daralı 0,6 gram eroinin ele geçtiği, kovuşturma aşamasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, satış yerinin okula 200 metreden yakın mesafede olduğunun tespit edildiği olayda; fiziki takip tutanağının içeriği, tanık Ardalan’ın kollukta alınan beyanı ve tutanak tanığı …’in kovuşturma aşamasındaki beyanına göre, eylemin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu anlaşılmış olup, iki nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki sebepler dikkate alındığında temel ceza belirlenirken aşağı hadden uzaklaşılmasında isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3488 Esas, 2020/3307 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.