Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12123 E. 2022/15226 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12123
KARAR NO : 2022/15226
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … mirascıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine vergi borcundan dolayı 6183 sayılı Yasa uyarınca, takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazını davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin, davanın esastan reddine ilişkin kararı, Dairemizin 15/06/2021 tarih, 2021/1301 Esas 2021/3019 Karar sayılı ilamı ile davalı tanığı olarak dinlenen ve borçlunun eniştesi olan …’ın ifadesinde, asıl ticari faaliyetin …’ün eşi … tarafından yürütüldüğü, …’in işleri kötüye gidince para ihtiyacını karşılamak için daha önce iş ortağı olan davalı …’e taşınmazı sattığını satışın gerçek olduğunu belirttiği, diğer davalı tanığı …’da borçlunun eşi … ile davalı …’in önceden birlikte Bosch bayiliğinden dolayı ortak olduklarını ifade ettiği, kamu alacağının da belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda beyaz eşya ve elektrikli küçük ev aletleri perakende ticaretinden doğduğu, dava konusu taşınmaz 15/11/2012 tarihinde kamu borçlusu tarafından davalı …’e satıldığı, karara dayanak boşanma davasının 05/11/2013 tarihinde açıldığı, mahkemenin kabulünün aksine davalı Kamu borçlusu ile eşinin birlikte hareket edip etmediğinden ziyade dava konusu olayda üzerinde durulması gereken hususun davalı üçüncü kişi …’in borçlunun durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığı noktasında toplandığı, resmi kayıtların … adına olduğundan, …’in borçlunun eşi ile bir ilgisinin saptanması zaten olanaksız olduğu ve böyle bir araştırmaya da gerek bulunmadığı, dosyadaki tanık anlatımlarından davalı … adına olan ticari işlerin kocası … tarafından yürütüldüğü, …’in de onun yakın arkadaşı olduğu sabit olduğundan, üçüncü kişi …’in borçlunun durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … mirascıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre, davalı … mirascıları vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, borçlu …’ün dava konusu taşınmazdaki 1/6 hissesinin diğer davalıya devrinin iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, hüküm fıkrasında 1/6 hisse oranında davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken tüm taşınmazın satışına yetki verilmiş gibi infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-Kamu borçlusu … taşınmazdaki hissesini 15/11/2012 tarihinde davalı üçüncü kişiye satmış olduğundan, bu tarih itibari ile kamu borcunun ne kadar olduğu mahkemece belirlenerek bu miktar ile sınırlı olarak, dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 22/11/2022 günü oybirliğiyle karar verilmiştir.