Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3982 E. 2009/4733 K. 26.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3982
KARAR NO : 2009/4733
KARAR TARİHİ : 26.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 1, 3, 4, 5 ve 10 parsel sayılı 5319.29, 436.70, 394.07, 428.19 ve 4715.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla davalılar …, …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili yasal süresi içinde 1007 metrekare miktarlı tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilen 126 ada 2 parsel sayılı 998.28 metrekare yüzölçümünde ve kargir okul, lojman ve bahçesi niteliğindeki taşınmazın bir bölümünün davalılar adına tespit edilen taşınmazlar içinde kaldığı ve yol olarak bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine vekilinin 126 ada 1, 3, 4, 5 ve 10 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ilgili parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacı Hazine vekilinin yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümüne yönelik temyizine gelince; mahkemece, davacı Hazine dayanağı tapu kaydı miktarı ile 126 ada 2 sayılı parsel yüzölçümü arasındaki farklılığın ölçümün tekniğinden kaynaklandığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Temyize konu ve fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün kadastro tespiti sırasında yol olarak tescil harici bırakıldığı ve bu bölüm hakkında tutanak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesine göre Kadastro Mahkemesinin görevi kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlarla sınırlı olup, tutanağı düzenlenmeyen yerler hakkında kadastro hakiminin sicil oluşturması mümkün değildir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiğine göre, Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmek suretiyle davanın Genel Mahkemelere aktarılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.