YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2892
KARAR NO : 2008/5623
KARAR TARİHİ : 23.09.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kura işleminin iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyeliğinden ihraç edildiğini, daha sonra mahkeme kararıyla üyeliğe geri döndüğünü, bu arada kooperatif genel kurulunca 16.11.2002 tarihinde kura çekildiği ileri sürerek, genel kurulun kura işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, ödemesini zamanında yapmayan davacının dava hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın çağrı usulsüzlüğüne dayalı olarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında genel kurul kura kararının iptali şeklinde açıldığı, yalnız çağrı usulsüzlüğünün genel kurul kararının iptalini gerektirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kura işleminin iptaline ilişkindir. Mahkemece, dava dilekçesinde “genel kurulun kura işleminin iptali” istenildiğinden, dava bir genel kurul kararının iptali davası olarak nitelendirilerek, çağrı usulsüzlüğüne dayalı olarak genel kurul kararının iptalinin istenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kura tutanağına göre, kuranın hangi esasa göre çekildiği anlaşılamadığı gibi, kuranın usulüne uygun bir genel kurul kararına dayanıp dayanmadığı, bu genel kurul kararının kesinleşip kesinleşmediği ve kararın yok hükmünde sayılıp sayılamayacağı hususlarında mahkemece hiçbir araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olup, esas itibarıyla bu şekilde verilen karar eksik incelemeye dayalı olup, isabetsizdir. Ancak, somut olayda davada iptali istenilen kur’a çekimi 16.11.2002 tarihinde yapılmış olup, şerefiyelerin ödenmesi, dairelerin iç işlerinin üyelerce yapılması, bir kısım dairelerin satılmış olması nedeniyle ve aradan 4 yıl geçmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda kur’a çekimi işleminin iptal edilmesiyle diğer tüm üyelerin fahiş zarara uğraması söz konusu olacağından; ihraç edilip dönen üyenin kooperatiften konut isteme hakkının her zaman mümkün bulunmasına ve aynı nitelikte konut verilememesi halinde, farkın tazmin edilmesini isteyebilecek olmasına göre, bu aşamada davacının kur’a çekimi işleminin iptaline ilişkin talebinin MK’nın 2. maddesiyle bağdaşmayacağının kabulü gerekir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru bulunmakla kararın açıklanan değişik gerekçeyle ONANMASINA, 14.00 YTL. onama ilam harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.