Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/4945 E. 2022/21010 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4945
KARAR NO : 2022/21010
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafisi, katılan vekili, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Düşme, bozma

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2013 tarihli ve 2013/9226 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında 2011 takvim yılında Vergi Usul Kanununa aykırılık suçundan da dava açıldığı ancak hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Katılan vekilinin temyizinin sanık … hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarından, sanık … hakkında 2010 takvim yıllarından kurulan beraat hükümlerine, sanık … müdafisinin temyizinin sanık hakkında 2007 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükmüne, Cumhuriyet Savcısının temyizinin ise sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, sanık … hakkında 2012 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında 2007 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin ve 2008, 2009, 2010 takvim yıllarından ve sanık … hakkında 2010 takvim yılından kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu olan 30.04.2013 tarihli ve 2013/9226 Esas sayılı iddianame ile 213 sayılı Kanun’un 367. maddesi gereğince “2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mütalaaya aykırı olarak “2007, 2008, 2009, 2010, 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan açılan davada Mahkemece mütalaaya uygun ancak iddianameye aykırı biçimde karar verilmesi yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olması karşısında;

Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, sanık … için 2009 ve 2010, sanık … hakkında 2010 takvim yılından kurulan beraat hükümlerine yönelik, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık …’ın sorgusunun yapıldığı 07.08.2013 ve sanık …’ın sorgusunun yapıldığı 25.10.2013 tarihlerinden; sanık … hakkında 2007 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükmü ile 2008 takvim yılından kurulan beraat hükümlerine yönelik aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … müdafisi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2) Sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının temyizinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.