YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7108
KARAR NO : 2009/6143
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 145 parsel sayılı 27049.43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, köylülerce mera olarak kullanıldığı ve kadastro komisyonunca da mera olarak sınırlandırılan yerlerden olduğu belirtilerek mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde bahçe olarak zilyetliğinde bulunan bir bölüm yerin mera parseline dahil edildiği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 116 ada 145 sayılı parselin, teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 202.454 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 217.867 metrekare olmak üzere toplam 420.321 metrekarelik bölümünün ayrı parsel numarası ile davacı adına, geri kalan bölümün mera olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mera olmadığı, keşifteki mahalli bilirkişi ve tanık beyanları karşısında teknik bilirkişi raporuna değer verilemeyeceği, taşınmazın, teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köyden ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yönteme uygun olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte aynı köyden mahalli bilirkişi ve tanık dinlendiği gibi, keşif sonucu ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün köy içi yolun bütünlüğü içinde, yol niteliğinde olup, ziraata elverişli olmadığı, (B) harfi ile işaretli bölümünün ise çekişmeli 145 sayılı mera parseli ile bütünlük arz ettiği, eğiminin aynı olduğu, bu bölüm ile mera arasında doğal ve sabit nitelikte sınır olarak kabul edilebilecek ayırıcı unsurun bulunmadığı, mera bütünlüğünü bozduğu ve mera niteliğinde olduğu belirtildiği halde, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmemiş, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilerek taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu üzerinde durulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan tüm kayıtlar getirtilip dosyaya konulmalı, mahallinde yeniden taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek, yöreyi iyi bilen, yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları ve üç kişilik ziraat mühendisi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel bir biçimde mera olarak kullanılan yerlerden elde edilip edilmediği, mera bütünlüğünü bozup bozmadığı, krokide (A) harfi ile işaretlenen bölümünün yol olarak kullanılıp kullanılmadığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup, bilgi alınmalı; taşınmazın toprak yapısı ve niteliği hususunda üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek ayrıntılı rapor alınmalı, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeli, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınmalı, komşu parsellerin dayanağını oluşturan kayıtlar, özellikle davacının babası adına tespit edilen 28 sayılı parselle 27 sayılı parsele uygulanan tapu kayıtları uygulanmak suretiyle bu kayıtların, taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu belirlenmeli, tespit tutanağının aksi sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın kamu orta malı mera niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, bu nitelikteki taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilemesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.