Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4997 E. 2008/4507 K. 19.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4997
KARAR NO : 2008/4507
KARAR TARİHİ : 19.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 8 parsel sayılı 85250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ölü Hacı Veli ve … mirasçıları adlarına eşit paylarla tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen Hazine, mahlulat kaydına dayanarak dava açmış, Hacı Veli mirasçıları 8.7.1991 tarihli dilekçe ile taşınmazın tamamının kendilerine ait olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Kadastro mahkemesince Hazinenin davasının reddine, adlarına 1/2 pay tespiti yapılan Hacı Veli mirasçılarının tutanağa itiraz etmedikleri, tespitin onlar yönünden kesinleştiği gerekçesi ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk olduğuna karar verilmiştir. Davacılar Hacı Veli Başpınar mirasçıları aynı nedenle Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10 yıllık hak düşürücü sürenin müdahale tarihinde dolmuş olması nedeniyle davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu tapu iptali ve tescil davasında tesbit tarihinden müdahale dilekçesinin verildiği tarihe kadar hak düşürücü sürenin dolduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu şekildeki değerlendirme 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 12/3. maddesi hükmüne aykırı bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaza ait tutanağın kesinleştiği tarih Kadastro Mahkemesindeki taşınmazla ilgili davanın kesinleştiği 10.6.1999 tarihi olup yasada öngörülen hak düşürücü süre bu tarihte başlamıştır. Kaldıki davacılar 8.7.1991 tarihinde Kadastro Mahkemesindeki davaya müdahil olarak katılmış ve davaları görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış olduğuna göre on yıllık sürenin geçtiğinden söz edilemez. Dava süresinde olduğundan mahkemece tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.6.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.