Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7418 E. 2022/9491 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7418
KARAR NO : 2022/9491
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.06.2021 tarih ve 2021/147 E. – 2021/222 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili, temlik alan vekili ile davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında, çıkan anlaşmazlıkların çözümü için 15.02.2008 tarihli protokol imzalandığını, işbu protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıya 400.000,00 TL bedelli çeki 18.02.2008 tarihinde teslim etmeyi ve borcunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu yükümlülüğünü ihtarlarına rağmen yerine getirmediğini, protokol hükümlerini ihlal eden davalının protokolün 3/g maddesi gereğince de 500.000,00 TL cezai şartın ödemesi gerektiğini, toplam 900.000,00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının iradesinin doğru olarak protokole yansıtılmadığını, davacıya borcu olmadığını, aksine davalının yapılan hisse devirleri uyarınca davacıdan alacaklı olduğunu, protokol hükümlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 15.02.2008 tarihli protokolün davacılar murisi … ile davalı … arasında imzalandığı protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıların murisine 400.000,00 TL çeki 18.02.2008 tarihinde vereceği protokolün 3/g maddesinde ise taraflardan herhangi biri protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde protokolü ihlal eden 500.000,00TL ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı davalının protokoldeki belirtilen çeki davacılar murisine vermediği ve çek bedelinide ödemediğinin tarafların kabulünde olduğu, takip talebinde istenen işlemiş faiz talebi konusunda davalı …’e Beyoğlu 17. Noterliğince çekilen ihtarnamenin 05.01.2009 tarihi ile tebliğ edildiği ihtarnameden itibaren 3 günlük süre verildiği bu haliyle 08.01.2009 – 26.08.2011 takip tarihi arasında mahkeme tarafından resen hesap ile işlemiş faizin 96.000.-TL olduğu, akdin ifasına ilişkin 400.000,00 TL likit miktar olmakla bu miktar üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile temlik alana verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2011/599 esas sayılı takip dosyasında 400.000.- TL asıl alacak ve 08.01.2009-26.08.2011 tarihleri arasında 96.000.- TL işlemiş faiz üzerinden davalı borçlunun itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; 400.000.-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili, temlik alan vekili ile davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili, temlik alan vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamları dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart ile çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizin 17.01.2019 tarih, 2017/1496 Esas-2019/448 Karar sayılı bozma ilamında davacı … mirasçıları ibraz edilen 11.04.2014 tarihli “Temlikname” başlıklı belge ile dava konusu icra dosyasındaki alacağın tamamı ile görülen itirazın iptali davası sonunda kazanmış oldukları tüm hakları …’e devretmeleri nedeniyle temlik eden … mirasçılarının aktif husumet ehliyetinin kalmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki belgeler ile uyap üzerinde yapılan sorgulama neticesinde davacı … mirasçılarından sadece … yönünden 11.04.2014 tarihli temlikname ile alacaklılarından mal kaçırma amacıyla temlikin yapıldığı iddiasıyla davadışı kişiler tarafından tasarrufun iptali davasının açıldığı, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/429 Esas-2020/272 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece anılan tasarrufun iptali davası sonucunun bu dava için bekletici mesele yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Temlik alan vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt yaratacak şekilde, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen ret edilen miktar yönünden davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekmekte iken tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davalı vekili tarafından kötü niyet tazminatı talebi bulunmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın da karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, temlik alan vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2),(3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bu taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz eden davalı, temlik alan ile davacılara iadesine, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.