YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8763
KARAR NO : 2022/9220
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.06.2021 tarih ve 2021/39 E. – 2021/396 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16.09.2004 tarihinde davacının nüfus cüzdanının iş yerinden çalındığını, davalı banka tarafından davacının kimliğini kullanarak kendisini … olarak tanıtan 3. kişilere çek karnesi ve kredi kartı düzenlenerek verildiğini, davacının kendisi adına işlemler yapan kişiler hakkında şikayetçi olduğunu, davacı aleyhine icra takipleri yapıldığını, karşılıksız çek keşide etmekten hakkında davalar açıldığını, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu, gerekli araştırmaları yapmadığını ileri sürerek, 30.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi tazminatın çek karnesinin düzenlendiği tarihten itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın hesap açılışı ve çek karnesi verilmesi sırasında gerekli basiret ve özeni gösterdiğini, gerekli tüm belgeleri tam ve eksiksiz olarak aldığını, çek karnesi verilmesinde de evrakların kontrol edildiğini, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının maddi ve manevi tazminat talebine esas ilişkinin haksız fiil ilişkisi olması ve 6098 sayılı TBK m.117/2 kapsamında haksız fiilden kaynaklanan zararlarda borçlunun haksız fiilin işlenmesi ile birlikte temerrüde düşüleceği öngörülmüş ve bu kapsamda üçüncü kişi Kamil Aktekin her ne kadar 06/04/2007 tarihinde davalı banka nezdinde hesap açtırmış ve 12/07/2007 tarihinde çek koçanı düzenlenmesi talebinde bulunmuş ise de davacı tarafından hükmedilecek tazminata çek karnesinin düzenlenmesi tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması nedeniyle dosya kapsamında her ne kadar çek koçanının anılan kişiye verilme tarihi sabit değil ise de Ünye Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/03/2009 tarih 2008/554 Esas ve 2009/163 Karar sayılı kararı örneğinden koçana dahil çeklerden bir tanesinin 17/06/2007 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği anlaşıldığından en geç bu tarih itibariyle koçanın verilmiş olacağı nazara alınmak suretiyle bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın 17/06/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 17/06/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat bakımından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.280,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.