Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8320 E. 2022/9492 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8320
KARAR NO : 2022/9492
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.06.2021 tarih ve 2020/507 E. – 2021/486 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Ata temizlik Ltd. Şti. arasında akdedilen ve davacı şirketin müşterek müteselsil kefil olduğu 26.05.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinde kredi başvurusu yapan dava dışı Ata Temizlik Şti.’nin temsilcisi sıfatıyla imza atanın temsil ve ilzama yetkili olmadığını, sözleşme imzalama yetkisi bulunmayan bu kişinin şirketi temsil yetkisi verildikten sonra kredinin kullandırıldığını bu nedenle HMK’nın 106/1. madde uyarınca davacı şirketin kredi taahhütnamesinde taraf olamayacağını belirterek davacı şirketin 26.05.2006 tarihli kredi taahhütnamesine dair hukuki işlemde taraf olmadığının ve sözleşmenin sahte olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, daha önce yargılama konusu yapılmış maddi vakaya dayanılarak aynı istemde bulunamayacağını, davacının 26.05.2006 tarihli geçerli olduğu bilinen GKS’de müşterek müteselsil kefaleti olduğundan ve Günbay Ltd. Şti.’nin asaleten ve kefaleten borçlarının teminatı olarak verilen ipoteğin dava dışı Ata Temizlik Ltd. Şti.’nin borçlarını da kapsadığını bu nedenle fek edilmeyen ipoteklerin, ipotek borçlularınca ödeme yapılarak fekkedildiğini, geçerli bir borç ilişkisine dayalı olarak dava dışı Ata Temizlik Şti’ne verilen kredinin ödendiği tarihte şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu ve kullandırılan krediyi tahsil etme hakkının davalı bankaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından tespiti istenen konuda, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esas 2011/528 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, aynı sahtelik iddiasının mahkemece kabul edildiği, Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2013 tarih 2012/12873 Esas 2013/938 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/315 Esas ve 2008/315 Esaslarına kayden yürütülen davalarda Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak karar verildikten sonra Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2014/9913 Esas 2014/16873 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, huzurdaki davada da sahteliğin tespitinin istenen kredi sözleşmesinin yukarıda zikredilen dosyalar da değerlendirildiğinden kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.